(2004 S. K. m. 67, 72) (1086 S. K. m. 92)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil ile vekili ve davalı vekili gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan A. ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 2005 yılı Haziran ayında davalı alacaklıdan belgeye bağlamadan 15.000.-TL. borç para aldığını, 2 ay sonra ödemeyi kararlaştırdıklarını, bu borca karşılık 15.8.2005 tarihli 4.000.-TL. lik, 20.8.2005 tarihli 4.661.-TL. Iik müşteri çekleri vererek bunların tahsil edildiğini, ayrıca müvekkilinin abisinin 4.500.-TL. yi elden ödediğini ileri sürerek, 15.000.-TL. üzerinden yapılan takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine, toplamda 1.839.-TL. borçlu olduğuna ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinden borç para aldığını kabul ettiğini, ödeme iddialarının kabul edilemeyeceğini, 1.6.2005 tarihli protokole göre davacı borcunun 19.050.-TL. olup, bu borcun sadece 4.500.-TL. sinin ödendiğini, bu ödeme dışında ödeme de olmadığını, zuhulen 15.000.-TL. olarak yapılan takibin 14.550.-TL. olarak düzeltildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosya kapsamı, bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu Raporu ve davacının teklifi üzerine davalının yeminini eda etmesi karşısında davanın reddine, takip durmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı alacaklı, davaya konu icra takibinde 15.000.-TL. asıl alacak ve 7.703.01.-TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.703.01.-TL. nin tahsilini istemiş olup, davacı talep edilen bu miktardan borcunun ancak 1.839.-TL. kaldığını, bakiyesinden borçlu olmadığını bildirerek iş bu davayı açmıştır. Davalı alacaklı, yargılama sırasında 28.4.2008 havale tarihli cevap dilekçesinde, asıl alacağın 14.550.-TL. olduğunu bildirmiştir.
Bu durumda davalının bu beyanı gözetilerek asıl alacak yönünden kısmen kabul, kısmen red kararı verilmesi gerekirken, davanın tümden reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 825.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 07.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy