(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı ve davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili ile davalı vekili gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Mahkemece Dairemizin 16.3.2007 tarihli 2006/9425 esas, 2007/2631 karar sayılı bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki, dava itirazın iptali davası olup, 3000 ton kömürle ilgili olarak bedelin hesaplanmasında 27.10.2003 tarihindeki rayiç değer dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken, hükme dayanak yapılan 22.12.2008 havale tarihli bilirkişi raporundaki ...bugünkü birim fiyatlarına göre... diyerek 2008 yılı rayiç değerleri esas alınarak hesaplama yapılıp rapor düzenlenmiş olması doğru olmadığı gibi, davalının davacı adına yaptığı ödemeler saptanarak 3000 ton kömürün rayiç bedel tutarının dava dilekçesinde talep ettiği miktardan düşülerek bakiyesi üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, bilirkişinin bulduğu miktar üzerinden mahsup edilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 21.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy