(4721 S. K. m. 2)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, miktar itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, taraflar arasında var olan ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin tüm mal siparişlerini sipariş formlarıyla onay aldıktan sonra davalı şirkete teslim ettiğini, anılan sipariş formlarında dövize ilişkin ödeme koşulu olarak ödeme günü piyasa döviz kuru geçerli olduğuna dair açık ve net bir maddenin de olduğunu, müvekkili tarafından kur farkı alacağına ilişkin 24.03.2009 tarihli 277706 nolu, 14.805 TL. bedelli faturanın tanzim edildiğini, davalının fatura bedelini ödemediğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 8.000 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini ıslah ederek 14.320,06 TL.'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının alacak iddiasına dayandığı kur farkı kaydını, doların değer kaybına uğradığı süreçte görmezden geldiğini ve kur farkı faturası tanzim etmekle yükümlü olduğunu, kanuni süreler geçtikten sonra doların TL.'ye karşı güçlendiği 24.03.2009 tarihinde geriye dönük kur farkı alacağı faturasını tanzim ettiğini, kaldı ki müvekkil şirketçe, her bir sevkiyatın karşılığı satış bedeli peşin çek mukabili teslim tarihi itibariyle karşılandığını, kur farkına davacının ihmali eylemlerinin yol açtığının tartışmasız olduğunu, ilk sipariş üzerine vade tarihinde kur farkı talep edilmiş olsaydı, bu şartlar altında müvekkilince başka bir emtia siparişinin verilmeyeceğini, sonuçta her bir siparişe ilişkin vade tarihinden itibaren davacının iddia ettiği kur farkı alacağına ilişkin fatura düzenlemekle mükellef olduğu, yasal müddet geçtikten sonra tüm geçmiş siparişlere ilişkin 24.03.2009 tarihli kümülatif bir fatura ile alacak talebinde bulunulmasının haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının dört faturadan sonra geriye yönelik olarak kur farkı talep etmesinin MK'nun 2. maddesiyle uyuşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların imzalarını taşıyan 06.03.2008 tarihli "Fiat Teklifi" başlıklı sözleşmede "YTL ödemelerde ödeme günündeki Merkez Bankası döviz satış kuru esas alınır" hükmü yer almaktadır. Aynı hüküm sipariş formlarında da mevcuttur. Taraflarca anılan sözleşme hükmünün değiştirilmesi yönünden yeni bir sözleşme yapılmadıkça belirtilen sözleşme hükmü uyarınca davacının kur farkı talebinde bulunabileceğinin kabulü gerekir. Mahkemece bu hususa ilişkin değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.02.2012 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy