(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiliyle davalının limited şirket ortağı olduğunu, müvekkilinin boş bono imzalayıp şirket kasasına bıraktığını, davalının bonoya 10.2.2003 vade tarihi ve 25.000,00 TL bedel yazarak müvekkili aleyhine icra takibine giriştiğini ileri sürerek bonodan dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bononun müvekkiline davacıyla ortak olduğu şirketten olan alacağına ve şirketteki hissesine karşılık verildiğini, davacının iddialarını yazılı delille ispatlamak zorunda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre senede karşı senetle ispat kuralı gereğince davacının bonodan dolayı borçlu olmadığını yazılı delille ispatlaması gerekirken davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava reddedildiği halde, davalının yargılama giderlerinden olan harçla sorumlu tutulup davacı tarafından yatırılan harcın davalıdan alınıp davacıya ödenmesi şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 14.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy