(2004 S. K. m. 72) (6100 S. K. m. 208, 211) (1086 S. K. m. 308, 309)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat -menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, icra takibine konu senetteki imzanın sahteliği iddiasına dayalı borçlu olunmadığının tespiti ile tahsil edilen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından davacının borçlu olduğunun anlaşıldığı ve davacının yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icra takibi başlatılan davacı, takibin dayanağını oluşturan senetteki imzanın sahte olduğunu ileri sürerek menfi tespit ve istirdat isteminde bulunmuştur.
Bu durumda, mahkemece senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda HMK'nın 208, 211. (HUMK'nun 308 ve 309.) maddeleri hükmü uyarınca imza incelemesi yaptırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, deliller tam olarak toplanmadan icapsız yemin teklif hakkı da hatırlatılarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy