(818 S. K. m. 162, 163)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı Akbank vekili davalıların kefil olarak imzaladıkları Genel Kredi Taahhütnamesine dayalı borcun ödenmemesi üzerine hesabı kat ederek alacağın tahsili için icra takibine giriştiklerini ileri sürerek davalıların itirazlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında davacı banka alacağını 7.1.2010 tarihinde Girişim Varlık Yönetim A.Ş.'ne Alacak Temliki Sözleşmesiyle temlik etmiştir. Davalı M. D. vekili, alacağın temlikine muvafakatları olmadığını, kefaletten doğan borcu bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davacı tarafın alacağını temlik ettiği tarafa karşı davalı temlike rıza göstermediğinden davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı temlik alan vekilince temyiz edilmiştir.
Borcun, bizzat borçlu tarafından yerine getirilmesinde alacaklının menfaati bulunmadıkça borçlu, borcunu şahsen ödemeye zorunlu değildir. Borç 3. bir kişi tarafından borçlunun bilgisi dışında ödenebilir. Dava dışı üçüncü kişi ödemesi ile, ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Alacaklı taraf, üçüncü kişi ile yapacağı yazılı sözleşme (temlikname) ile B.K. 162 maddesi çerçevesinde alacağını, borçlunun rızasını aramaksızın adı gecen 3. şahsa temlik
Somut olayda, davacı Girişim Varlık Yönetim A. Ş., alacağını temlik eden Akbank'ın davalılarla imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi taahhütnamesinden doğan alacağının tamamını ödeyerek 7.1.2010 tarihli 2260 yevmiye numaralı noterden düzenlenen temliknameyle banka alacağını B.K. 162 ve devamı maddelerine göre almıştır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davalıların Genel Kredi Taahhütnamesinde müteselsil kefilliklerinin bulunduğu gözetilerek; sözleşme banka kayıtları ve defterleri dikkate alınarak, uzman bilirkişiden veya bilirkişi kurulundan ayrıntılı, Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak davacı temlik alan şirketin davalılardan talepte bulunabileceği alacak miktarının bulunmasıyla varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı ve yanılgılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 825,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 18.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy