(2004 S. K. m. 50, 67) (1086 S. K. m. 23)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini ve yüklendiği inşaat işinde kullanmak üzere davalı firmadan 15.000 adet Epoxelle 345 MG isminde malzeme satın aldığını bu malzemenin inşaatların güçlendirilmesi amacı ile kullanıldığını ve müvekkilinin davalıdan satın aldığı malzemelerden 5064 adetinin bozuk çıktığını, davalının bu ürünleri iade amaçlı kabul etmesi üzerine bozuk malların davalıya geri gönderildiğini ancak davalının bu malları yerine göndermeyi taahhüt ettiğini, yeni mallardan ancak (888) tane gönderdiğini, müvekkilinin davalının göndermediği mal tutarı üzerinden takibe geçtiğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin ve işlemlerin Kemalpaşa'da yapıldığını, bu sebeple yetkili icra dairesinin Kemalpaşa veya şirket merkezinin bulunduğu Ankara İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, ayrıca yetkili mahkemelerin de bu yer mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin kötüniyet taşımadığını, malzemelerin iyi muhafaza edilmediği için bozulduğunu ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davanın ilk açıldığı Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.9.2009 gün, 2009/543-204 Sayılı kararı ile H.U.M.K.nun 9. maddesi uyarınca davaya bakma yetkisinin Kemalpaşa Mahkemesine ait olması nedeni ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiş, bu karar üzerine dosyanın geldiği Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ise 12.11.2009 gün, 2009/371-342 Sayılı kararı ile Kemalpaşa ilçesinin 5216 Sayılı karar uyarınca Büyükşehir Belediye sınırları içine alındığı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.3.2005 gün 188 Sayılı kararının 11. maddesine göre mahkemenin Ticaret Mahkemesi sıfatı ile davalara bakma yetkisinin kaldırılıp, bu yetkinin İzmir Ticaret Mahkemelerine verildiği gerekçesi ile dosyanın İzmir Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, bu karar üzerine dosyanın geldiği İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, davaya konu takibin Konya İcra Dairelerinde yapıldığı, yetkisiz icra dairesinde yapılmış bir takip nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İcra takibine borçlu tarafından yapılan yetki itirazında şayet birden fazla icra dairesinin yetkili olduğu ileri sürülmüş ise İ.İ.K.'nun 50 ve H.U.M.K.nun 23 maddeleri uyarınca geçerli bir yetki itirazından bahsedilemez. Somut olayda da davalı borçlu şirket vekili yetkili icra dairesi olarak hem Kemalpaşa hem de Ankara İcra Dairelerini gösterdiği için geçerli bir yetki itizarı bulunmadığından, mahkemece yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde icra dairesinin yetkisine itirazın geçerli bir itiraz olduğu kabul edilip, usul yönünden davanın reddinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 30.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy