(6100 S. K. m. 176) (YHGK 14.04.2004 T. 2004/4-200 E. 2004/227 K.) (YHGK 06.04.2011 T. 2010/9-629 E. 2011/70 K.)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin araç servis işyerinde kullanmak üzere davalı şirket tarafından ithal edilen araç kaldırma liflerinin satın alındığını, liftlerin ayıplı olduğunun belirlendiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı şirketten liftlerin standartlara uygun olan yenileri ile değiştirilmesi, değiştirilmemesi durumunda bedelinin ödenmesinin ihtara rağmen yerine getirilmediğini belirterek, uğranılan zararın giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiş, ıslah yolu ile zamanaşımı defini ileri sürmüştür.
Mahkemece, dava konusu olayda ticari bir satım sözleşmesi bulunduğu, satım sözleşmesinde, satıcının ayıba karşı tekeffül borcu için zamanaşımı süresinin 6 ay olduğu, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu, ıslah yolu ile zamanaşımı def'inin ileri sürülebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle ıslah yolu ile zamanaşımı definin ileri sürülebileceği hususunun Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmesine (YHGK 14.04.2004/4-200 E., 2004/227 K. ve YHGK 6.4.2011 gün 2010/9-629 E., 2011/70 K. sayılı kararları), 1 Ekim 2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanununun 176. maddesinin gerekçesinde de zamanaşımının ıslah yolu ile de ileri sürülebileceğinde tereddüt etmemek gerektiğinin belirtilmiş olmasına göre,
Sonuç: Davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 18.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy