(6762 S. K. m. 644) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkili tarafından dava dışı T... Ltd. Şti.'ye kullandırılan ticari kredilerin geri ödemelerinin çek ve senetlerle yapıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine alınan çek ve senetlerin icra takibine konduğunu, Samsun 6. İcra Müdürlüğü'nün 2009/10469 E. sayılı dosyasıyla davalı ve borçlu şirket aleyhine çeke dayalı ilamsız icra takibine geçildiğini, çekin keşidecisi olan borçlunun takibe itiraz ettiği için takibin durdurulduğunu, zaman aşımı süresi dolmadan bu davanın açıldığını, davalı A.Ş.'in çekin keşidecisi olması sebebiyle T.T.K.nın 644. maddesi gereğince çek bedeli kadar zenginleştiğini belirterek davalı tarafından yapılan itirazın iptaliyle takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davaya konu çekin, T...-Nur Ltd.Şti. isimli şirkete hafriyat işi karşılığında verildiğini, ancak şirketin sözleşme gereğini yerine getirmediğini ve çeki de iade etmediğini, çek sebebiyle borçlu bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davaya konu çek zaman aşımına uğraması sebebiyle çek niteliğini kaybetmiş olsa da, çek hamilinin keşideciye karşı aralarında temel ilişki bulunmadığından T.T.K.'nın 644. maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak talepte bulunabileceği, keşidecinin ise bu çek sebebiyle zenginleşmediğini ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabileceği, somut olayda çekin verilme nedeni olan hafriyat işinin dava dışı şirket tarafından yerine getirilmediği anlaşıldığından çek keşidecisinin zenginleşmesinin söz konusu olmadığı, davalının bu çek sebebiyle dava dışı şirkete borcu bulunmadığından sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacı hamile karşı da sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takip konusu belgedeki miktar gözetildiğinde ispat yükü kendisinde olan davalı davacının açık muvafakati olmadığı sürece iddialarını tanık beyanlarıyla ispatlayamaz. Mahkemece davalıdan bu yönde delilleri sorulup, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy