(2004 S. K. m. 72) (6100 S. K. m. 201)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takibe konu senedin dava dışı ve davacının eşi olan F.A.'a boş olarak verilen teminat senedi olup, bedelsiz olduğunu, müvekkilinin söz konusu senetle ilgili F. A. aleyhine açtığı menfi tespit davasının derdest olduğunu davalının, F. A.'ın yakını olduğunu, senedin sonradan doldurulduğunu ve davalıya muvazaalı olarak devredildiğini, senette alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiğini, bu sebeple ortadan bir borç bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitiyle davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 12.10.2011 tarihli dilekçesinde, dava dışı F. A.'ın müvekkilinden aldığı para karşılığı davaya konu senedi ciro ederek verdiğini, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, taraflar arasında geçen olayların müvekkilini bağlamayacağını savunarak davanın reddiyle lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacıyla dava dışı F. A.'ın evli oldukları dönemde davacının, adı geçene boş olarak senet verdiği, senette F. A.'ın kefil ve lehtar olduğu, F. A.'ın gerek duruşma sırasında gerekse Aile Mahkemesinde verdiği beyanlarında, senedin davacı ile 2. kez bir araya geldikten sonra mirastan feragat için kendisine verildiği, boşandıktan 1 sene sonra davalıya ciro ettiğini belirttiği, davacı tarafından senedin veriliş amacının gerçekleşmediği, böylece senet lehdarıyla senedi ciro yoluyla alan davalının dayı yeğen olup, davalının olayları bilmemesinin mümkün olmadığı, kötüniyet tazminatının koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu senet, davacı T. Ö. tarafından düzenlenmiş olup lehdarı dava dışı F. A.'dır. Lehdar F. A., senedi 05.06.2009 tarihde davalı A. K.'ya ciro etmiştir. Ciro edilmiş kambiyo senedine karşı keşidecinin menfi tespit davası açması halinde, keşidecinin, lehdara karşı borçlu olmadığını yazılı delille ispat etmesi, daha sonra hamilin senedi ciro yoluyla devralırken kötü niyetli olduğunu ispat etmesi gerekir. Hamilin kötüniyetli olduğunun ispatı her türlü delille yapılabilirken keşidecinin lehdara karşı borçlu olmadığını H.M.K.nun 201. maddesi uyarınca yazılı delille ispat etmesi gerekir. Davalının açık muvafakati bulunmadığı sürece senede karşı tanık dinlenemez ve dinlenen tanık beyanlarına güne hüküm kurulamaz. Lehdar F. A. dosyadaki beyanında senedin, mirastan feragat karşılığı düzenlendiğini belirtmiştir. Dava konusu senedin düzenleme tarihi 05.12.2008 olur, mirasta feragat sözleşmesiyle aynı tarihi taşımaktadır. Davacı, davaya konu senet sebebiyle borçlu olmadığını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulünde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 14.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy