(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Asliye Hukuk Mahkemesi'ne verdiği dava dilekçesinde; davalının bankadan çektiği kredi için kefil olan müvekkili tarafından, davalı-asıl borçlunun kredi borcunu ödememesi üzerine kredi borcunu ödediğini, karşılığında davalının lehdarı olduğu 7 adet toplam 3.050,00 TL. tutarında bono aldığını, söz konusu bonoların da keşideci veya davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 7 adet bono bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptaliyle takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil Mut Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki 15.9.2009 tarihli beyanında; 1999 yılında dava dışı Vakıflar Bankası TAO.'dan 2.500,00 TL. kredi aldığını, kredi borcunu ödeyemeyince davacının kefil olarak bu borcunu ödediğini, davacıya elinde bulunan senetleri verdiğini, davacının senetlerin karşılığını alamadığını söylemesi üzerine 2001 yılında 3000 TL. jeneratör ve 300 TL. değerinde T300 marka telefon verdiğini, davacının senetleri iade edeceğini söylemesine rağmen iade etmediğini, yapılan takibin haksız olduğunu ileri sürmüş, davanın reddini istemiştir.
Mut Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda dava değeri itibariyle Mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddiyle Mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi üzerine dava dosyasının yasal süresi içinde gönderildiği Mut Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davacı tarafından bonoların tahsil edilememesi sebebiyle davalı-borçlunun ayni eşyayla ödendiğine dair iddiasının kefalet ilişkisinden kaynaklanan borcun ikrarı niteliğinde olmadığı, kambiyo ilişkisinden kaynaklanan borcun ikrarı niteliğinde olduğu, kambiyo hukukundan kaynaklanan borç ilişkisinin ispata muhtaç olmadığı, bununla birlikte bonoların zamanaşımına uğradığı, bu durumda ispat yükünün davacıya ait olduğu, davacının alacağını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zamanaşımına uğrayan bonolara dayalı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Takip konusu bonoların davalı-lehdar tarafından davacıya ciro yoluyla intikal ettiği görülmekle davacının yetkili hamil olduğu anlaşılmaktadır. Davalı söz konusu bono bedellerini jeneratör ve cep telefonuyla ödediğini beyan etmiş olduğuna göre temel ilişkiyi açıkça kabul etmiş bulunmaktadır. Bu durumda davalının icra takibine konu bono bedellerini ödediğini usulüne uygun yazılı delillerle ispatı gerekmektedir. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 27.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy