(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bilirkişi incelenmesiyle senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığının saptandığı gerekçesiyle davacının senet sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava konusu senette davacı keşideci, davalı ise lehtar durumunda olup arada ciranta bulunmadığından davalı imzanın davacıya ait olmadığını bilebilecek durumdadır. İ.İ.K.nun 72/5. maddesi uyarınca davalının takibinde kötüniyetli olduğunun kabulüyle davacı yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken bu hususta olumlu-olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmediği gibi davacının 4.7.2011 tarihinde yatırdığı 4.725,00 TL. yenileme harcının yargılama masraflarına eklenerek davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken bu miktar hakkında bir karar verilmemiş olmasında da isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harçların istenmesi halinde iadesine, 04.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy