(6762 S. K. m. 23, 25)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı B... A.Ş. tarafından üretilen bs 20 hazır betonu diğer davalı şirketlerden satın alarak dava dışı Tanırkent Kooperatifine ait inşaatın imalatında kullandığını, dava dışı anılan kooperatif tarafından müvekkili aleyhine Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/18 E. (bozmadan sonra 2005/154 E.) sırasına kayden açılan davada, kullanılan beton imalatlarında yapılan karot incelemesi sonunda betonun standartlara uygun olmadığının tespit edildiğini ileri sürerek standartlara uygun olmayan hazır betonu satan davalılardan müvekkili şirketin parasını ödediği bs20 betonunu alamamasından kaynaklanan alacağına mahsuben şimdilik 5.000 TL, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/154 E sayılı dava dosyasında verilen ilama dayalı olarak sözleşmesini fesheden dava dışı Kooperatife ödenen 10.000 TL ve sözleşmenin feshedilmesinden doğan kar mahrumiyetine mahsuben 5.000 TL olmak üzere şimdilik toplam 20.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, alacağa hak ediş tarihinden itibaren Merkez Bankası tarafından ödenen avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ç... İş A.Ş. vekili; betonun B... Çim tarafından üretildiğini, müvekkilinin sadece satıcı konumunda olduğunu, dolayısıyla üretimi hatalı olan beton sebebiyle müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkiline T.T.K.nın 23/3. maddesi gereği ayıp ihbarı yapılmadığını, malın teslim tarihinden itibaren 1 yıl süre geçmiş olduğundan davanın T.T.K.nın 25/4. maddesi gereği zamanaşımına uğradığını, davacıyla dava dışı kooperatif arasındaki sözleşmenin 5.1.2000 tarihinde feshedildiğini, oysa davacının müvekkilinden 2001 yılında mal satın aldığını, açılan davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı B... Çim. A.Ş. vekili, zamanaşımı definde bulunmuş, davanın esası yönünden ise; bs 20 hazır betonun standartlara uygun olarak üretilerek dava dışı kooperatifin şantiyesine tesliminin yapıldığını, sorunun betonun ayıplı olmasından değil betonun yetersiz ve bilinçsiz bir şekilde kullanılmasından yani beton işçiliğinden kaynaklandığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı E... Pazarlama İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'ye dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde anılan davalı şirketçe cevap dilekçesi sunulmadığı gibi duruşmalara katılarak beyanda da bulunulmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen 9.11.2010 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre; dosyada mevcut tüm raporlar irdelenmek suretiyle bildirilen görüşte davaya konu yapılarda ortaya çıkan olumsuzlukların nedenlerini betonun teknik usullere uygun olmayan şekilde yerleştirilmesinden sıkıştırılmasından, bakımından ve kötü işçilikten kaynaklanmış olabileceği, bu hususların ise betonun mekanik özelliklerinin ve dayanımının önemli ölçüde fena yönde etkileyebileceği görüşüne varılarak davacı yüklenicinin zararın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait 2000/18 E. Sayılı dava dosyasında da davacının kusurlu olduğunun mahkeme kararıyla kesin hüküm altına alındığı, ayrıca alınan 3.bilirkişi raporunda da zararın meydana gelmesinde davacının %100 kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ayıplı çıktığı ileri sürülen hazır beton sebebiyle ödenen bedelin ve söz konusu hazır betonun kullanıldığı dava dışı Kooperatifçe sözleşmenin feshedilmiş olması sebebiyle doğan kar mahrumiyetiyle davacının Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince 2000/18 (bozmadan sonra 2005/154 E.) sırasına kayden yapılan yargılama sonunda davacının ilama dayalı olarak mahkum edildiği bedelin davalı satıcılar E... Ltd. Şti. İle Çim. A.Ş. ve hazır betonun üreticisi B... A Ş.den müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamında yargılama sırasında alınan 9.3.2009 tarihli 1. bilirkişi heyet raporunda Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesindeki 2000/18 E. (bozmadan sonra 2005/154 E.) sayılı dava dosyası kapsamında alınan 27.5.2003 tarihli Beton Muayene Raporuna istinaden iş bu raporda yapı projesinde beton sınıfı bs 20 olarak öngörülmüştür. Bu sınıfta betonun deney büyüklüğü ts10465 standardına göre, en az 21.2 mpa olmalıdır. Fakat beton karot numunelerinin deney sonuçlarına göre, adı geçen yapıdaki deney büyüklüğü (11.35 mpa)dır. Bu durumda yapıdaki beton ts10465 standardında, bs 20 sınıfı beton için öngörülen değeri sağlamamaktadır tespitinden hareketle sonuç olarak teknik olarak davaya konu olan betonların basınç mukavemetlerinin düşük olmasında, betonun bakım şartlarının yerine getirilmemesinin yüksek dayanımlı 1 m3 betonda en fazla %15 oranında bakım şartlarından kaynaklı mukavemet düşüklüğünün söz konusu olabileceği, bu minvalde betonun karışım oranı, tasarlanması, betonda S/C oranının 0,55 olarak sabit tutulup, su oranının şantiyede arttırılması, mikserlerin beton döküm aşamasında takribi iki saate varan beklemeler de göz önüne alınarak beton santralinin hazır betonunu temininde %85 oranında kusurlu olabileceği, tespit edilmiştir.
Davacı tarafla davalı B... A.Ş. nin iş bu bilirkişi raporuna itiraz etmeleri üzerine Mahkemece alınan 9.11.2010 tarihli 2. bilirkişi heyet raporunda, davalı B... A.Ş. nin talebi doğrultusunda Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce 2004/79 D.İş. Sayılı tespit davasında alınan 25.10.2004 tarihli rapor esas alınarak iş bu raporun 7. sayfasında Karşıyaka 2000/18 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.5.2003 tarihli Beton Muayene Raporu sonuçları da göz önüne alınarak rapor tanzim edildiği belirtilerek sonuç olarak: davaya konu yapılarda ortaya çıkan olumsuzlukların nedenlerinin, betonun teknik usullere (standartlara uygun olmayan şekilde) uygun olmayan şekilde yerleştirilmesinden, sıkıştırılmasından, bakımından ve kötü işçilikten kaynaklanmış olabileceği, bu hususların ise betonun mekanik özelliklerini ve dayanımını önemli ölçüde fena yönde etkileyebileceği görüşüne varıldığının bildirildiği, bilirkişi heyeti olarak 25.10.2004 tarihli rapordaki görüşe katılındığı, 9.3.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtilen davaya konu olan betonların basınç mukavemetlerinin düşük olmasında, betonun yerleştirilme ve bakım şartlarının en fazla %15 oranında etkileyeceği şeklindeki görüşe katılmadıklarını, sonuç olarak davaya konu yapılarda ortaya çıkan olumsuzlukların nedenlerinin, betonun teknik usullere (standartlara uygun olmayan şekilde) uygun olmayan şekilde yerleştirilmesinden, sıkıştırılmasından, bakımından ve kötü işçilikten kaynaklanmış olabileceği, bu hususların ise betonun mekanik özelliklerini ve dayanımını önemli ölçüde fena yönde etkileyebileceği görüşüne varılarak davacı yüklenici şirketin bu olayda %100 kusurlu olabileceği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Somut olayda, mahkemece alınan 1. bilirkişi heyet raporunda Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/18 E. sayılı dava dosyasında alınan 27.5.2003 tarihli Beton Muayene raporu esas alınarak davalı hazır beton üreticisinin %85 kusurlu olduğu sonucuna varılırken alınan 2. bilirkişi heyet raporu ile bu defa Karşıyaka Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan tespit sonucu düzenlenen 25.10.2004 tarihli rapora dayanılarak davacının %100 kusurlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dosyadaki 1. bilirkişi heyet raporunun dayanağı 27.5.2003 tarihli Beton Muayene raporunu sunan 3 kişilik bilirkişi heyetinin 2 bilirkişisi ile 2. bilirkişi heyet raporuna esas alınan 25.10.2004 tarihli 3 kişiden oluşan bilirkişi heyet kurulunun 2 bilirkişisinin aynı bilirkişiler olduğu görülmüştür. Hal böyle olunca, mahkemece alınan iki bilirkişi heyet raporu arasında çelişki bulunduğu gözetilmeksizin ve davacı vekilinin alınan rapora itirazları değerlendirilmeksizin, alınan 9.11.2010 tarihli 2. bilirkişi heyet raporuna itibar edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir. O halde mahkemece, konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan denetime elverişli ve dosya kapsamında alınan tüm raporları değerlendirecek şekilde yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 11.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy