(4721 S. K. m. 883)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin kullanmış olduğu 50.000 TL'lik Tüketici Kredisi sebebiyle kendisine ait taşınmaz üzerinde 100.000 TL'lik ipotek tesis ettirdiğini, kredi borcunun ödenmesinden sonra davalı bankadan ipoteğin fekkini istediğini, ancak bankanın davacı hesabına tanımlı çek karnesinden halen 9 adet bankaya ibraz edilmemiş çek olması ve davalı bankanın her çek yaprağı için sorumluluk bedeli olan 500 TL olarak toplam 4.500 TL'nin davalıya bankaya yatırılması halinde ipoteği fek edeceğini bildirdiğini ileri sürerek davanın kabulüyle ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili; davacının kullandığı kredinin ticari ihtiyaç kredisi olduğu ve Tüketici Mahkemesi'nin görevli olmadığı yönündeki görev itirazıyla birlikte, çek karnesi alınması ile de taraflar arasında gayrinakdi bir kredi sözleşmesi oluştuğunu ve ipoteğin doğmuş ve doğacak borçları teminat altına almak için konulduğunu, davalının bankaya ibraz edilmeyen 9 adet çekin bankanın sorumluluk bedelinin yatırılması halinde ipoteğin kaldırılacağını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; ipotek akit tablosunda, teminat mektupları ya da çekler için hesapta belli bir miktar paranın teminat olarak depo edileceğine dair hüküm bulunmadığı, kredi sözleşmesinde de bu yönde bir düzenleme olmadığından bahisle davanın kabulüne, ipoteğin kaldırılmasına karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İpotek akit tablosunda borçlu H.C. namına açılmış ve açılacak borçlu hesaplarından, her türlü kredilerle verilmiş ve verilecek taahhütnamelerden, kambiyo senetlerinden, sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, Kanun gibi diğer sebeplerden doğmuş ve doğacak tüm borçlardan 100.00tl'nin teminatını teşkil ettiği belirtilmiştir. Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 4. maddesinde kredinin çek keşidesi suretiyle kullandırılabileceği hükme bağlanmıştır. Bankanın kredi borçlusunun keşide ettiği çekler sebebiyle Kanunen ödemekle yükümlü bulunduğu asgari tutarlar yönünden, bankanın riski devam ettiği sürece ipoteğin fekki istenemez, mahkemece bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulünde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 11.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy