(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Verilen önceki hükmün bozulması üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda menfi tespit davasının kabulüne, davacı tarafın tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi, lehlerine tazminata hükmolunmamasına ilişkindir.
İ.İ.K.nın 72/5. maddesi gereğince dava borçlu lehine hükme bağlanır ve borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararında davacıdan da tahsili için tazminata karar verilir. Somut olayda, takip ve davaya konu senetlerde keşideci davacı adına atılı imzaların davacı eli ürünü olmadığı bilirkişi incelemesiyle sabit olup, bu durumda, lehdar davalının senetleri takibe konu etmesinde haksız ve kötü niyetli olduğunun kabulü gerekir. Bu yöndeki istemin reddi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 05.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy