(1086 S. K. m. 288) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturalardan bir kısmının ödendiğini, ödenmeyen kısımla ilgili girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığını, fatura içeriğinde yer alan herhangi bir mal ve hizmetin müvekkilince alınmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre taraflar arasındaki ticari ilişkide davacının davalıya satmış olduğu mal karşılığı düzenlediği faturalar gereğince davacının, davalıdan alacaklı olduğu, bu alacağa esas olan faturalar içeriğinin davalıya teslimini gösterir sevk irsaliyelerinde teslim olan bölümünde paraf için imza bulunan toplam 7.851,56 TL'den davalının sorumlu olduğu, teslim alan imzası bulunmayan 3.397,14 TL tutarlı fatura içeriği malların davalıya tesliminin ispatlanamadığı, davalı vekilince irsaliyelerdeki teslim alan imzalarına yönelik itirazda bulunulmuş ise de irsaliyelerin ait olduğu faturalara ilişkin kısmi ödemede bulunulması, yapılan ihtarlı tebligata rağmen davalının ticari defterlerini bilirkişi incelemesine ibraz etmemiş olması, davacının usulüne uygun defterlerinde takibe konu faturaların kayıtlı olması gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mal bedelinin bakiyesinin tahsili için yapılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde akdi ilişkiyi inkar ederek davacıdan herhangi bir mal ve hizmet almadıklarını savunmuştur.
İtirazın iptali davasında kural olarak ispat külfeti alacaklı davacıya aittir. Davalı akdi ilişkiyi inkar ettiğinden davacının, mal satıp teslim ettiğini HUMK'nun 288. maddesi gereğince yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Kapanış tasdiki bulunmadığı anlaşılan davacının ticari defterleri lehine delil teşkil etmez. Ayrıca davacı dosyaya teslim alan imzasını da taşıyan sevk irsaliyeleri ibraz etmiş, davalı vekili faturalardaki imzaların müvekkiline ve/veya çalışanlarına ait olmadığını ileri sürmüştür. Bu durumda sevk irsaliyelerindeki imzalar üzerinde durulup, araştırma yapılarak, gerektiğinde imza incelemesi yapılarak, tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy