(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 644)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkiline olan borcuna karşılık 1.11.2008 keşide tarihli çeki verdiğini, çekin bankaya ibraz edildiğini ancak karşılığının olmadığının anlaşıldığını, davalının müvekkilini sürekli oyaladığını, bu sebeple çekin yasal süresi içinde işleme konulamadığını, genel haciz yoluyla girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaliyle takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği dilekçesinde ise, alacak taleplerinin T.T.K.nun 644. maddesine dayalı olduğunu, ispat yükünün keşideci davalıda olduğunu belirterek davanın kabulünü istemiştir.
Davalı taraf duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, davalının sebepsiz zenginleştiğinin iddia edildiği, davalının buna dair savunmasının olmadığı ve delil bildirmediği, davacının işlemiş faiz talep edemeyeceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının kısmen iptaline, takibin 11.500 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın %40'ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde zamanaşımına uğrayan çeke ve davalıyla arasındaki temel hukuki ilişkiye dayanarak talepte bulunmuştur. Bu durumda mahkemece somut olay bakımından ispat yükü davacı tarafta olup davacı, zamanaşımına uğramış çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanabileceğinden alacağını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir. O halde, mahkemece davacıya bu konudaki delillerini sunma olanağı tanınarak toplanacak deliller hep birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle ve eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 03.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy