(2004 S. K. m. 72) (6100 S. K. m. 120, 324, 448)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Verilen önceki hükmün bozulması üzerine, mahkemece bozma ilamına uyulup uyulmaması konusunda bir karar verilmeden davanın usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Menfi tespit davası 8.9.2006 tarihinde açılmış olup, mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 24.5.2011 tarih 2010/12833 E. 2011/6849 K. sayılı ilamıyla bozulması ve bozma sonrası 11.10.2011 tarihli tensip kararıyla gider avansının yatırılması hususunda davacıya H.M.K.nun 120/2. maddesi uyarınca iki haftalık kesin süre verilmiş, mahkemece kesin süreye rağmen gider avansı yatırılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.
6100 Sayılı H.M.K. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 120. maddesine göre davacı yargılama harçlarıyla Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Adalet Bakanlığınca yayınlanan Gider Avansı Tarifesinin 4. maddesine göre davacı tebligat gideriyle diğer iş ve işlemler için 140 TL ödemek zorundadır. Tarifenin bu maddesinde yer alan keşif, bilirkişi ve tanıkla ilgili avanslar H.M.K.nun 324. maddesine göre delil avansı olup, yargılamanın bulunduğu aşamaya göre ödenmesinin istenmesi zorunlu değildir. Tarifede yer alan diğer iş ve işlemler için 140 TL dava açılırken alınması gereken bir tutardır. H.U.M.K.nun 448. maddesine göre kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır. Davanın açılış tarihi gözetildiğinde tarifede yer alan 140 TL'nin ödenmesi davacıdan istenemez.
Diğer yandan dairemizin bozma ilamına uyulup uyulmayacağı konusunda bir karar verilmeden ve ayrıca tensip kararında gider avansının duruşma tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde davacı tarafça yatırılmasına denildikten sonra gerekçede, esas itibarıyla sürenin tebliğ tarihinden itibaren başlayacağının hayatın olağan akışı gereği denilmesi de kabul şekli itibariyle doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 05.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy