(5464 S. K. m. 44) (4077 S. K. m. 22, 23)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili Kahramanmaraş Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/446 E. sayılı dosyasında, müvekkili aleyhine davalı banka tarafından kredi kartı sözleşmesine dayalı başlatılan icra takibine itiraz yapılamadığını, icra takibinin haksız olduğunu, müvekkilinin geçerli bir kefaletinin olmadığını belirterek, müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine ve % 40 kötüniyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili Kahramanmaraş Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/446 E. sayılı dosyasında, davacının dava dışı T. K. ile müvekkili arasındaki kredi kartı sözleşmesini garantör sıfatıyla imzaladığını, sorumluluğunun geçerli olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Kahramanmaraş Asliye Hukuk Mahkemesi'nce 2009/446 E. sayılı dosyasında dava konusu uyuşmazlığın 5464 sayılı yasanın 44/2 maddesi çerçevesinde sehven değerlendirildiği ve davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakıldığının gözden kaçırıldığı gerekçesi ile davanın değeri itibariyle mahkemenin görevsizliğine karar verilerek iş bu dosya üzerinden yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile Kahramanmaraş 4. İcra Müdürlüğü'nün 2009/542 E. sayılı dosyasından dolayı davacının 1.000,00 borçlu olduğunun tespitine, fazla ödemenin davacıya iadesine, davacı tarafın kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 44/I maddesine göre, Bu Kanunun uygulanması ile ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması halinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması hakkındaki Kanunun 22 nci ve 23 üncü maddesi hükümleri uygulanır. Mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir. Bu nedenle Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden anılan kanun hükmüne aykırı şekilde genel mahkeme tarafından hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy