(2709 S. K. m. 141) (2004 S. K. m. 67) (6100 S. K. m. 297) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin süresinde ibraz edilemeyen çeklere ve faturalara istinaden davalı aleyhine Gebze 2 İcra Müdürlüğünün 2006/5120 E. sayılı dosyasında icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaliyle takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüyle Gebze 2. İcra Müdürlüğü'nün 2006/5120 esas sayılı dosyasında davalının asıl alacak açısından yaptığı itirazın iptaliyle takibin devamına, işlemiş gecikme faizine yönelik itirazının ise kısmen iptali ile 6.248,59 USD açısından takibin devamına, takip konusu asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve alınması gereken 50.874,10 YTL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 12.883,40 YTL harçtan mahsubuyla eksik kalan 37.990,70 YTL harcın öncelikle davacıya tamamlattırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Anayasanın 141/III hükmüne göre, "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." H.U.M.K. nun 388'inci (H.M.K. m. 297), maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmıştır. Gerekçe, kararının denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. Bu Anayasal ve yasal zorunluluklara rağmen, mahkemece verilen kararda H.U.M.K. nun 388'inci (H.M.K. m. 297) maddesine aykırı davranılarak kararın gerekçesiz olarak yazılması usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre hükmedilen harçtan peşin harcın mahsubuyla bakiye harcın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken davacıyı sorumlu kılacak şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi davanın başında yatırılan harç miktarında hata yapılmış olması da bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 14.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy