(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibine girişildiğini, müvekkilinin davalı şirketle ticari faaliyeti olmadığı gibi takibe konu çeklerdeki imzaların da müvekkiline ait olmadığını belirterek, borçlu olmadığının tesbitine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibine konu çeklerle ilgili davacının karşılıksız çek keşide etmek suçundan dolayı ceza aldığını, davacının icra aşamasında ve ceza davasında çeklerdeki imzaya itiraz etmediğini, davanın haksız ve kötüniyetli olarak açıldığını belirterek reddini savunmuştur.
Mahkemece, takibe mesnet çeklerdeki imzaların davacının eli ürünü olmadığının Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulüyle davacının çekler sebebiyle borçlu olmadığının tesbitine, %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Takip ve davaya konu çekler hakkında Cumhuriyet Savcılığına yapılan şikayet sonucunda davacı hakkında Tekkeköy Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/318 E. sayılı dosyasıyla karşılıksız çek keşide etme suçundan dolayı ceza davası açıldığı, davacının karşılıksız çek keşide etmek suçundan dolayı ceza aldığı anılan ceza dosyasının tetkikinden anlaşılmaktadır.
Davacı; Cumhuriyet savcılığı huzurunda verdiği 23.10.2007 tarihli ifadesinde, şikayete konu çeklerin kendisine ait olduğunu, çekleri kendi adına imzalaması konusunda ağabeyine yetki verdiğini, suçlamayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece B.K.nun 53. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle davacının soruşturma aşamasındaki ifadesi ve mahkumiyet kararı değerlendirilip karar yerinde tartışılarak sonucuna uygun bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 12.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy