(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair 6.4.2009 tarihli karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 11.10.2010 tarih 2010/206 E. 2010/11076 K. sayılı kararı ile ... Kural olarak havale bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesine yönelik olarak yapıldığının kabulü gerekir. Havalenin başka bir amaçla yapıldığını iddia eden davacının havale dekontuna bunun sebebini açıkça yazdırması gerekir. Somut olayda, davacı havale yoluyla gönderdiği paranın davalıya ödünç olarak verildiğini iddia etmiş, davalı ise davacıdan olan alacağının bu havale yoluyla tahsil edildiğini belirterek, aksini iddia eden davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini bildirmiştir. Bu durumda mahkemece karinenin aksini iddia eden davacının iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğu, başka bir anlatımla ispat külfetinin davacıda olduğu düşünülmeden ispat yükünün belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davaya konu havale bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesine yönelik olarak yapıldığının kabul edilmiş olmasına ve bunun aksinin davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın ve %40 kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı tarafça dava dilekçesinin delil kısmında yemin deliline dayanılmış olup davacıya yemin hakkı hatırlatılarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 05.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy