MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine dava dışı ...'nin asıl borçlu olduğu genel kredi sözleşmesine kefaleti nedeniyle Ardahan İcra Müdürlüğü'nün 2012/448 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, müvekkili lehine %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre takip dayanağı 24/04/2009 tarihli genel kredi sözleşmesinde davalının adı altında herhangi bir imzanın bulunmadığı ve davalının sorumluluğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı banka vekili, davalının dava dışı ...'ye kullandırılan kredinin müteselsil kefili olması nedeniyle sorumlu olduğunu iddia ederken, davalı, kendisinin banka ile dava dışı ... arasında imzalanmış olan 24/04/2004 tarihli kredi sözleşmesinin kefili olduğunu, ancak bu krediden kaynaklanan borcun ödendiğini, bankanın ay ve gün tarihi aynı olan, bir başka deyişle bankanın kredi borçlusu ile 24/04/2009 tarihli olan ikinci bir kredi sözleşmesi imzaladığını, kendisinin bu kredi sözleşmesinin kefili olmadığını itirazında bildirmiştir.
Dava itirazın iptali davası olup, davaya konu takibe sıkı sıkıya bağlıdır. Davacı banka takip talepnamesinde kredi sözleşmelerine dayandığını yazmış ise de bir tarih belirtmemiştir. Mahkemenin talebi üzerine davacı bankaca gönderilen genel kredi sözleşmesinin 30. sayfasında tarih, 24/04/2004 şeklinde yazılmışken, takip eden 31. sayfasında ise 24/04/2009 olarak yazılmıştır. Öte yandan bu kredi sözleşmesinin 29 sayfasında 4 imza bulunduğu halde, 30. sayfa ile başlığında "müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefalet şerhi" cümlesini taşıyan 31. sayfasında davalı ... 'nin imzası bulunmamaktadır. Mahkemece bu genel kredi sözleşmesinin 29 adet sayfasındaki imzanın davalıya ait olup olmadığı üzerinde durulmaması, ayrıca davalının takip dosyasına yapmış olduğu itiraz dilekçesinde 24/04/2004 tarihli genel kredi sözleşmesine kefil olduğu beyanının yeterince irdelenmemesi ve bu beyan doğrultusunda banka ile kaç kredi sözleşmesi imzalandığı ve kaç kez kredi kullandırıldığı hususlarının araştırılmaması doğru olmayıp, anılan açıklamalar gözetilerek banka kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi kurulundan inceleme yaptırıp rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA,12.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy