MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında akaryakıt bayiilik sözleşmesi imzalandığını ve diğer davalılara ait taşınmaz üzerinde intifa hakkı tesis edildiğini ve bir takım sabit yatırımlar yapıldığını, ancak Rekabet Kurulu'nun 12.03.2009 tarihli internet duyurusu ile intifa sözleşmelerinin rekabet yasağının süresini fiilen uzatacak şekilde kullanılamayacağının kararlaştırıldığını, bu nedenle sözleşmenin kararlaştırılan tarihten daha önce sonlandırıldığını belirterek istasyon zemin betonu, istasyon bina inşaatı ve bunlarla sınırlı olmamak üzere mütemmim cüz niteliğinde yapılan ödeme kalemlerinden geçersiz kalan bakiye süreye isabet eden kısım olan 13.855,63 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davacının müvekkil şirkete sabit yatırım yapmadığını, bina istasyonu ve betonunun müvekkili tarafından yaptırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacının otomasyon altyapı ve betonlama yatırımını yaptığı 27.12.2005 tarihi ile 17.11.2006 tarihi ve sözleşmenin sona erdiği 30.09.2010 tarihi göz önüne alındığında davacı tarafından yapılan bu yatırımdan tarafların birlikte faydalandığının anlaşıldığı, davacı sözleşmeyi imzalarken davalının da bu yatırımdan yararlanacağını bildiği, davacının otomasyon cihazlarını yerinden aldığı, bu nedenle otomasyon bedelinden söz edilemeyeceği, davacının artık zorunlu ve faydalı olmayan ve mütemmim cüz teşkil etmeyen malzemeleri söküp alabilecekken almadığı, bunun sonradan davalıların sebepsiz zenginleşmesine sebep olduğunu ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy