(466 S. K. m. 2, 3)
Adam öldürmek suçundan sanık olarak Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesince yapılan duruşması sonunda: Beraatına karar verilen H. K.'nun tutuk kaldığı günler için 466 sayılı kanuna göre vaki tazminat isteği üzerine Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesince bozma üzerine yapılan inceleme sonunda 466 sayılı kanunun 2 inci maddesi gereğince davacının davasının reddine dair ittihaz olunan 13/12/1972 gün ve 1972/40-265 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi adı geçen davacı vekili tarafından istenilmiş ve para yatırılmış olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Yargıtay Birinci Ceza Dairesine gönderilmekle okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği konuşuldu ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimselere tazminat verilmesi hakkındaki 466 sayılı yasanın 2. maddesinin 2 fıkrasında haksız tutuklanmaktan zarara uğrayan kişinin vereceği başvurma dilekçesinde, zararın dayandığı sebepler ile sübut delillerinin ve ödenmesi istenen zararın neden ibaret olduğunun yazılı bulunması ve belgelerinin dilekçeye ekli olarak verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu hususları kapsamayan dilekçenin mahkeme kararı ile reddolunacağı aynı maddenin 3. fıkrasında yazılıdır.
Yasanın 3. maddesinde ise bu dilekçe üzerine görevlendirilecek, mahkeme üyesinin yapacağı incelemeler ayrı ayrı açıklanmıştır. Dilekçe belge eksikliğinden reddolunmadığına ve heyetten başkan vekilinin naip olarak tayin olunduğuna göre beraat kararı örneğinden başka bir belge ibraz edememiş olan dilekçe sahibinin istediği tazminat miktarına esas olmak üzere sübut delillerinin naip hakim vasıtasıyla araştırılıp teshilinden sonra mahkemece bir karar verilmesi gerekirdi.
Bu konu üzerinde Ceza Genel Kurulunun görüşü ve temayülü bu yolda tebellüğ etmiş ve 29.11.1971 ve ayrıca 17.12.1973 tarih ve esas 1973/45 numaralı kararları da bu temayülü doğrulamış bulunmaktadır.
Buna göre davacı H. K. süresinde verdiği 15/9/1971 tarihli dilekçesi mahkeme heyetince kabul edilerek aralarından birinin naip hakim olarak tayin etmiş naip hakim tarafından tazminat miktarına esas olmak üzere sübut delilere toplanmış Cumhuriyet Savcısının 23.3.1972 tarihli mütalaasına alınmış olmasına göre davacı lehine hüküm kurulması gerekirken yapılmayarak aksi görüşü öngören bir gerekçe ile dilekçemin reddine karar verilmesi.
Sonuç: Yasaya aykırı, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde olduğundan tebliğnamedeki onama isteğinin reddiyle hükmün gösterilen sebepten ötürü CYUK. nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, depo parasının geri verilmesine 22.12.1973 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy