(765 S. K. m. 51, 62, 448, 456)
Dava: H.Z.'yi kasten öldürmeğe tam derecede teşebbüsten sanık A.A.'nın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin Bursa Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 12.10.1988 gün ve 91/132 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, takdiri cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Mağdur müdahilin olay tarihinden önceki günlerde dövmek için sanığın üzerine yürüdüğü, küfür ettiği, olay günü karşılaştıklarında onu 7 gün iş ve gücüne engel teşkil eder derecede adi vasıfta adiyen dövdüğü bunun üzerine sanığında babasına ait çifte av tüfeği ile cam dışından ateş edip mağduru raporunda yazılı şekilde yaraladığı, mağdura 50 - 60 saçma isabet etmesine rağmen saçmaların içeriye nüfuz etmediği, deri altında kaldıkları ve hayati tehlike tevlit etmedikleri tüm dosya kapsamı ve mevcut delillerle anlaşılmış olmasına göre,
A - Cam dışından içeriye doğru ateş etmiş olan sanığın camın saçmaların hızını keseceğini bilebilecek durumda olması, saçmaların cilt altında sathi şekilde kalması, iç organlara nüfuz etmemesi ve hayati tehlike tevlit etmemesi, şu hallerin cam durumu ile birlikte mütalaa edildikten sanığın kullandığı av tüfeği ile saçmaların olayda öldürmeye elverişli bir vasıta mahiyetinde olmadığını göstermesi gözönünde tutularak sanığın eyleminin öldürmeğe tam teşebbüs suçunu oluşturmayacağı, bu itibarla fiilinin yaralama niteliğinde bulunduğu düşünülmek gerekli iken yazılı şekilde TCK. nun 448, 62 maddeleri ile hüküm tesisi suretiyle suç vasfının tayininde yanılgıya düşülmesi,
B - Mağdur müdahilden gelen haksız hareketlerin adiyen müessir fiile teşebbüs, hakaret, adiyen darptan ibaret olmasına göre bu nitelikleri itibariyle gerek ayrı ayrı ve gerek kül halinde sanık lehine TCK. nun 51/1. maddesinin uygulanmasına yol açacak adi tahrik mahiyetinde kabulü gerekli iken TCK. nun 51/2. maddesinin tatbiki cihetine gidilmesi,
Yasaya aykırı ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy