(765 S. K. m. 452, 448)
Dava: Reşit'i kasten öldürmekten, İbrahim'i bıçakla yaralamaktan ve mütecaviz sarhoşluktan sanık Hamit'in yapılan yargılaması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin, Eyüp İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.5.1990 gün ve 76/80 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Mağdurdan gelen bir haksız hareket olmadığı halde, sanığın almış olduğu alkolün etkisiyle onu da yaralaması karşısında, tebliğnamede TCK. nun 572. maddesinin uygulanmasının yasaya aykırı olduğu yolundaki görüşe iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine. Ancak:
Maktulün sağ ve sol uyluğunda iki adet bıçak yarası bulunmakla birlikte, darbelerin birinin derine nüfuz etmemesi, ölümün arteria femoralisin kesilmesinden gelişen dış kanamadan husule gelmesi, taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumet bulunmaması, sanığın olaydan hemen sonra maktulün pantolonuna kesip, yara yerini sıkıca bağlayarak akan kanı durdurmaya çalışması ve taksi çevirip maktulü hastaneye gönderdiğinin dosya içeriğinden anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin katil kastıyla yapılmayan müessir fiil sonucu ölüme neden olma şeklinde nitelendirilerek TCK. nun 452/1, 51/1, 59. maddelerinin uygulanması suretiyle cezalandırılmasında zorunluluk bulunduğu, suçun işleniş şekli, darbe adedinin birden fazla oluşu gözönünde tutularak sanığa asgari haddin üzerinde ceza tayini suretiyle hak ve nesafete uyan bir karar verilebileceği düşünülmeden eyleminin kasten adam öldürme şeklinde nitelendirilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden re'sen de temyize tabi hükmün tebliğnamedeki isteme kısmen uygun şekilde BOZULMASINA, 09.10.1990 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy