(765 S. K. m. 20, 31, 49, 50)
Dava: Öldürmek kastı olmaksızın Osman'ın ölümüne sebebiyet vermekten sanık Mevlüt'ün yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin, (Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesi)nden verilen 21.4.1992 gün ve 76/11 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık ile müdahil Gürcü taraflarından istenilmiş olduğundan, dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık vekilinin suç vasfına, TCK.nun 49, 50 ve 51/2. maddelerinin gözönünde tutulması gerektiğine, müdahil vekilinin eylemin kasten ve tasarlayarak adam öldürme niteliğinde olduğuna, vesaireye ilişkin ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine. Ancak:
TCK.nun 31. maddesi, 20. maddeye göre daha özel nitelikte olup, bu maddede 3679 sayılı Yasa ile herhangi bir değişiklik yapılmadığı "üç seneden beş seneye kadar ağır hapse mahkumiyet halinde hükmolunan cezaya müsavi bir müddetle kamu hizmetlerinden yasaklanma cezası verilmesi" gerektiği gözönünde tutulmaksızın, sanığa beş yıl yerine, üç yıl kamu hizmetlerinden yasaklanma cezası verilmesi,
Yasaya aykırı, müdahil vekilinin temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki isteme uygun şekilde BOZULMASINA, 1.12.1992 gününde ve oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy