(765 S. K. m. 448, 51/1-2, 59, 464/1)
Dava: Mustafa'yı kasten öldürmekten sanık Yusuf ile iş bu adam öldürme suçuna yardım ve müzaharette bulunmaktan sanık Cuma'nın yapılan yargılamaları sonunda; hükümlülüklerine ilişkin, (Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi)nden verilen 11.11.1991 gün ve 97/173 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan, dava dosyası C.Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık Yusuf'un suç niteliği tayin, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak:
Maktül Mustafa'nın, babası Hacı ile birlikte Gaziantep'te sebze ticareti yaptığı, olay tarihinden üç yıl kadar önce sanıkların kardeşi Cengiz'in, maktülden 600.000 lira borç para aldığı, bir süre sonra borcunun 300.000 lirasını ödediği, ancak geri kalanını ödemediği, alacağını Cengiz'den alamıyacağını anlayan maktülün, bu parayı Yusuf'dan almak kararıyla Tekel Caddesi üzerinde bulunan Şafak Kıraathanesi'ne gittiği, kardeşinden olan alacağını isteyince sanık Yusuf'un "git ondan iste" demesine rağmen maktülün devamlı şekilde küfür edip, tehdit ederek, bıçak çektiği ve tişörtünün üzerinden görünen altın zincirini istediği, sanık Yusuf'un bir fırsatını bulup kaçarak Çağlayan Kahvehanesi'ne gittiği, bir süre sonra bu kahvehaneye de gelen maktülün, adı geçen sanığı dışarı çağırıp küfür etmeye devam ederek altın zinciri yeniden istemesi üzerine çıkan kavga sırasında olay yerine gelen sanık Cuma'nın, kardeşinin kavga ettiğini görünce eline geçirdiği kalıp tahtası ile maktüle verduğunu, sanık Yusuf'un ise, maktülü kalp nahiyesinden bıçaklayarak öldürdüğünün dosya içeriğinden açıklıkla anlaşılması karşısında, tevali eden ve bıçak çekmeye kadar varan haksız hareketlerin sanık Yusuf için ağır tahrik boyutlarına ulaştığından adı geçen sanığa TCK.nun 448,51/2, 59. maddelerinin uygulanması; sanık Cuma'nın eyleminin ise, adi tahrik etkisiyle ölümle sonuçlanan kavgada ölene el uzatmak şeklinde nitelendirilerek TCK.nun 464/1, 51/1, 59. maddelerinin uygulanması suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu halde, yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş olduğundan, sanıkların temyiz itirazları ile vekillerinin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki isteme uygun şekilde BOZULMASINA, bozma nedeni ve tutuklu kaldığı süre gözönünde tutularak sanık Cuma'nın TAHLİYESİNE, başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu değilse salıverilmesinin mahalline telle bildirilmesi için C.Başsavcılığı'na müzekkere yazılmasına, 4.6.1992 gününde ve oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy