(765 S. K. m. 448, 456, 62, 51/2)
Memuriyetine ait silahla Kutbettin'i kasten öldürmeye tam derecede teşebbüsten, Hüseyin'in de 5 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralamaktan sanık (H.T.)'nin yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin, Diyarbakır Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.12.1992 gün ve 71/164 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; adli araverme nedeniyle CMUK.nun 423. maddesi gereğince acele ve tutuklu işleri görmeye yetkili Nöbetçi Ceza Kurulu'nca incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın adam öldürmeye kalkışmak ve silahla yaralamak suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş, sanık müdafiinin vasfa ilişkin itirazı yerinde görülmemiş isede, aksi kanıtlanmayan beyanlara göre;
Olaydan bir süre önce, yasa dışı PKK. örgütü tarafından kandırılarak örgüt elemanı yapılan oğlunun bir çatışmada kolluk kuvvetlerince öldürüldüğünü, bu olaydan sonra müdahil sanık kardeşler Hüseyin ve Kutbettin ile sanık Ürfi tarafından; "sen oğlun gibi olmadın, Türk Devleti'nin köpeği ve paralı askerisin" diye muhtelif zamanlarda aşağılanıp tehdite maruz bırakıldığını, olay günü de aynı nitelikle sözlerle tahkir edilmesi üzerine bu kardeşleri uyardığını, ancak üçünün toplu saldırısına uğrayarak yere düşürülmek suretiyle dövüldüğünü, görevi icabı taşıdığı dolu tabancasının, tüm yakarmasına rağmen, müdahil sanık Kudbettin tarafından alınmaya çalışıldığını savunan ve bu koşullarda silah kullandığı saptanan mağdur sanık Hüseyin'in, aynı gün alınan tabib raporuyla da sırttan, göğüsten ve sağ dizden darp edilerek 5 gün iş ve güçten engellendiğinin belgelenmesi karşısında; emniyet bekçisi olarak görev yapan bu şahsın, süreklilik arzeder biçimde aşağılanması, örgüte hedef gösterilir tarzda tehdite maruz bırakılması ve olay günü dövülerek silahının alınmak istenmesinin adi tahrik düzeyini aşıp ağır tahrik seviyesine ulaştığı gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle ve maruz bırakıldığı darp eylemini basit seviyede kabul eden bir yorumlamayla tahrikin adi nitelikte sayılması yasaya aykırı bulunduğundan ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu yönden isabetli sayıldığından adam öldürmeye kalkışmak ve yaralamak suçlarından dolayı kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA, Başkan Sami Selçuk'un karşı oyuyla ve oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy