(765 S. K. m. 51, 59, 452)
Dava: Öldürmek kastı olmaksızın ahmet'in ölümüne sebebiyet vermekten sanık Orhan'ın yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin (Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi)nden verilen 10.11.1992 gün ve 253/191 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve müdahil taraflarından istenilmiş, sanık duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığı4ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın eylemle sonuç arasında illiyet bağı bulunmadığına, tahrikin ağır olduğuna müdahilin tahriki bulunmadığına, vesaireye ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine. Ancak:
Sanığın, kahvede oturmakta olan maktulün yanına gelerek önce yumruk, tokat sonrada sandalye ile vurup yere düşürdüğü, maktüle yerde ikende aynı şekilde müteaddit darbelerde bulunduğu, oradakilerin araya girmesi ile eylemine son verdiği, yaralı maktulün yüzü gözü kanlı vaziyette oradan ayrılıp, bir seri tedavi için muhtelif kurumlara başvurduğu, tedavisine rağmen ve araya başka bir neden girmeksizin olaydan bir hafta kadar sonra aldığı yaralardan dolayı kurtarılamıyarak öldüğü; otopsi tutanağına göre sağ mandibula ile sağ 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8. kotların ön aksiler hattan, sol 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10. kotların ön aksiler hattan ayrıca sol 6, 7, 8, 9, 10. kotların skapular hattan kırık ve çevrelerinin ekimozlu olduğu, ölümün mandibula ve çok sayıda kot kırıkları ile müterafik subdural kanama ve bu nedenle aktif halden pasif hale geçmekle oluşan lobiler ponomoninin etkisi altında olduğu oluş ve kabulüden anlaşılmıştır.
Ölümü tevlit eden yaraların tamamının sanığın fiilinin mahsulü olduğu gibi bu konuda dosyasında aksine bir delil bulunmadığı, TCK.nun 452/2. maddesinin uygulanabilmesi için failin fiiline; gayri melhuz esbabın inzimamı gerektiği, oysa ölümü oluşturan lobiler ponominin sanığın ika ettiği kırıkların tabii ve tıbbi sonucu bulunduğu cihetle sanığın TCK.nun 452/1, 51/1, 59. maddeleri ile tecziyesine karar vermek gerekirken otopsi zabtındaki tıbbi mütaalanın yanlış yorumlanması sonucu 452/2. maddesiyle hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, müdahil vekilinin temyizi bu itibarla yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün açıklanan sebepten dolayı tebliğname hilafına (BOZULMASINA), 21.4.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy