(765 S. K. m. 46, 47, 450)
Dava: Annesi Fatma Semahat Keser'i öldürmekten sanık Yılmaz Keeeser'in bozma üzerine yapılan yargılanaması sonunda; Hükümlülüğüne ilişkin (İSTANBUL) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 7.10.1992 gün ve 291/200 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından da istenilmiş olduğundan, dava dosyası C. Başsavcılığından tabaliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-) 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu 16. maddesi uyarınca cezai ehliyet konusunda mütala vermenin ilgili ihtisa kuruluna ait olup, Gözlem Dairesinin mütalaası ile yetinilmeyeceği, Adli Tıp Kurumu Başkanının bu hususta mütalaa almayı önleyecek yetkisi bulunmadığı, emsal ve süregelen içtihatların da bu doğrultuda olduğu cihetle; Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas Kurulundan ve gerektiğinde genel kurulundan sanığın TCK.nun 46 ve 47 . maddeleri yönünden cezai ehliyetini belirleyen mütalaa alınmadan yazılı şekilde Gözlem İhtisas Dairesi raporuyla yetinilerek hüküm kurulması,
2-) Maktüle Fatma Semahat Keser'in 1946, sanık Yılmaz Keser'in 1948 doğum tarihli nüfus kayıtları esas alınndığında, Fatma Semahat'ın iki yaşında iken sanığı dünyaya getirmesi gerekeceği, oysa buna tıbben imkan bulunmayacağından; maktüle ve sanığı ait aile nüfus kayıt tabloları getirtilip, aralarındaki yakınlık derecesi kesin olarak belirlenmeden sanığın öz annesini öldürmekten tecziye edilmesi,
3-) 8.11.1998 tarihli ve arama zaptına dayanarak, emanete alındığı anlaşılan eşyalar üzerinde insan kanı bulunup bulunmadığının fenen belirlenmesi gerekirken bu hususun araştırılmaması,
Usule aykırı ve sanık ve vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenle resen de teyize tabi hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA) , 14.4.1993 günü oybirliği ile kararı verildi.
Full & Egal Universal Law Academy