(765 S. K. m. 55/1, 59, 64/1, 450/2, 463)
Dava: Görevli öğretmen Hasan'ı müstakil faili belli olmayacak şekilde öldürmekten sanıklar Yıldıray ile Mustafa'nın yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ilişkin, Adana İkinci Ağır, Ceza Mahkemesinden verilen 14.10.1992 gün ve 162/251 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı sanıklar ve müdahil Melahat taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, tahrike ilişkin olarak cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, takdiri indirim nedeninin varlığı benimsenmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık Yıldıray'ın eyleminin adiyen adam öldürmek olup, tahrik altında işlendiğine, sanık Mustafa müdafiinin eyleminin fevren adam öldürmek niteliğinde bulunduğuna, müdahil vekilinin fiilin tasarlanarak işlendiğine ilişen sair ve yerinde görülmeyen temyiz itirazları yerinde görülmemiş ise de;
Öğrenci olmayan ve girdiği okulda kuralları ihlal eder bir sorumsuzlukla sigara içmesi üzerine maktul tarafından ikaz edilen sanık Yıldıray'ın, okulu terk etmemek üzere gösterdiği direnç kırılarak dışarı çıkarılmasından sonra arkadaşı sanık Mustafa'yı da yanına alıp okul bahçe kapısını tekmeleyerek içeri girmek istediği, kapı açılmayınca "öldüreceklerine ilişkin" tehdit yaparak ayrıldıkları, okul dağıldığında da görevli öğretmen Hasan'ı yakalayıp çevirerek aralarında oluşturmuş bulundukları fikir birliğinin sevki ile bıçakladıkları, maktule isabet eden dört bıçak darbesinin müşterek sorumluluk ve yardımlaşma çerçevesinde oluşturulduğu, kaldı ki savunmalara göre de göğüsteki öldürücü darbenin sanık Mustafa ve gluteal bölge lateral altındaki öldürücü isabetin ise sanık Yıldıray tarafından ika edildiği açıklıkla belirlendiğine göre; her iki sanığın TCK. nun 64/I, 450/II, 59 ve sanık Mustafa'nın 55/1. maddelerinin tatbikiyle cezalandırılmasına hükmedilmesi gerekirken; isabetsiz bir tanımlama ile sanıklar hakkında 463. maddesinin uygulanması bozmayı gerektirmiş, müdahil vekili ve yerel C. Savcısının temyiz itirazları bu yönden isabetli addedilmiş bulunmakla tebliğnamedeki düşünce benimsenerek sanık Yıldıray yönünden re'sen de temyize tabi bulunan hükmün BOZULMASINA, 13.04.1993 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy