(765 S. K. m. 450)
Rıfat ...'ı taammüden öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık Murat ...'ın yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne ve diğer sanıklar Zeynel ... ile Gönül ...'ın üzerlerine atılı müsnet suçlardan beraatlarına ilişkin Ankara Altıncı Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.10.1993 gün ve 61/143 sayılı hükmün kendisine ait mahkumiyet ciheti sanık Murat ... ile silahtan maada kısmı müdahil taraflarından Yargıtay'ca incelenmesi istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; İncelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TCK. nun 59. maddesinin uygulanması mahkemenin takdirine bağlı olup, olaysal değerlendirmede de bu maddenin zorunlu olarak uygulanmasını gerektiren bir neden de saptanamadığından, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
1- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Murat ...'ın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar Gönül ve Zeynep ...'ın beraatları yerinde görülmüş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık Murat vekilinin TCY. nın 59. maddesinin uygulanması gerektiğine, vesaireye ilişen, müdahiller vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraat eden sanıklar Gönül ... ve Zeynep ... hakkındaki hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklardan Murat ...'a ilişkin sair temyiz itirazlarına gelince;
Uygulamada, failin bir kimseye karşı belli bir suçu işleme niyetinde sebatla, şartsız olarak bu hususta karar vermesi, bu karardan ulaştığı ruhi sükunete rağmen vazgeçmeyip, kararını ısrarla ve bu akış içinde icraya başlama şartları olaysal olarak değerlendirilmek suretiyle taammüdün var olup olmadığı saptanmaktadır.
Maktulün 13 yıl kadar önce sanığın annesini tabanca ile yaraladığı, bu sebepten dolayı sanığın ailesi ile maktul arasında husumet doğduğu, bir süre önce maktul sanığa küfür ettiği gibi, olay gününden bir gün öncede maktulün sanığın arkadaşını dövdüğünün açıklıkla anlaşılması karşısında, açıklanan olaylar zinciri içinde sanığın öldürme kararını ne zaman verdiğinin kesinlikle saptanmaması da göz önünde tutularak, sanığın eyleminin adi tahrik etkisiyle kasten adam öldürme olarak nitelendirilmesinde zorunluluk bulunduğu halde, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirdiğinden, sanık vekilinin temyiz itirazının bu nedenle kabulü ile hükmün tebliğnamedeki istemden değişik gerekçe ile BOZULMASINA 18.04.1994 gününde ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy