(765 S. K. m. 59, 449)
Dava: Karısı Necmiye ...'u öldürmekten sanık Temel ...'un yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin Üsküdar Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.10.1993 gün ve 123/255 sayılı hüküm re'sen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; Duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Sanık savunmasında 23. Piyade Tugay Komutanlığında sıhhi tesisatçı vardiya usulü çalıştığı, 6.30'da işine gidiş çalışma saati akşam olduğu için geri döndüğünü ifade ettiğine göre, işyerinden gerekli araştırma yaptırılarak iş saatlerinin araştırılmadan,
2- Maktüldeki ve sanıktaki yaraların aynı cins olup olmadığı, sanıktaki yaraları kendisinin bizzat bıçakla yapmasının mümkün olup olmadığı hususunda Adli Tıp İhtisas Kuruluna maktül ve sanığın otopsi ve ölü muayene raporu ile müşahade evrakı da gönderilmek suretiyle rapor alınmadan noksan tahkikatla karar verilmesi,
Sonuç: Usule aykırı, sanık ve duruşmalı incelemede vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenle re'sen de kabili temyiz olan hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.06.1994 günü oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE:
Sanığın inkarlarını reddeden yerel mahkeme eşini öldürdüğünden bahisle TCY.nın 449/1, 59. maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü kurmuştur.
Yüksek 1. Ceza Dairesi sayın çoğunluğu toplanan kanıtların mahkumiyet için yeterli olmadığı görüşüyle hükmü bozmuş ve iki nedenle soruşturmanın genişletilmesini gerekli ve zorunlu saymıştır.
Sanık tutukludur.
Soruşturmanın genişletilmesi sonunda sanığın suçluluğu kesin şekilde anlaşılmazsa tutukluluğun yaratacağı zarar giderilemeyecektir.
Oysa önerilen soruşturma hangi düzeyde sonuç verirse versin kanımca sanığın suçluluğunun kanıtı olmaya ve şüpheyi değiştirmeye yetmeyecektir.
Zira;
a- Sanığın açıklamadığı herhangi bir nedenle iş nöbetine gitmemiş olması ve açıkladığının aksine nöbetten kaçmış bulunması eşini öldürdüğünün kesin ve yeterli kanıtı sayılamayacak,
b- Maktüledeki yaralar ile sanıktaki yaraların benzer vasıflı bıçakla yapıldığının anlaşılması aleyhe yeni bir yorum getiremeyecek,
c- Sanıktaki yaraların elinin ulaşabileceği mesafelerde ve vücudunun ön cephesinde olduğu, Cumhuriyet Savcılığınca hazırlık soruşturmasında dinlenerek 15.3.1993 günlü raporu tanzim eden Adli Tıp uzmanı Dr. Şinasi ... tarafından bildirildiğinden ve bu rapor yeterli olup bu yaraları sanığın da yapabileceğinin kabulü sübut için yeterli sayılmamak gerekeceğinden soruşturmanın genişletilmesini yararlı bulmamaktayım.
Bu nedenlerle esasın incelenmesi ve mevcut kayıtların sübut için yeterli olup olmadığının oylanması icap ettiği görüşüyle sayın çoğunluğun soruşturmayı genişletme kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy