(1412 S. K. m. 47, 161, 260, 321, 366, 408) (765 S. K. m. 52)
Dava: Makbule ...'ı kasten öldürmekten, Mehmet ...'ı uzuv tatili niteliğinde silahla yaralamaktan sanık Halil ..., Ömer oğlu Bekir ...'i silahla yaralamaktan sanık İbrahim Halil ..., Veli oğlu, Mehmet ...'i silahla yaralamaktan sanık Hacı ... ve işbu kavgada korkutmak maksadıyla silah boşaltmaktan sanıklar Fayik ... ile Mehmet ... ve izinsiz silah taşımaktan adları geçen sanıklar Halil ..., İbrahim ..., Hacı ..., Fayik ... ile Mehmet ...'in yapılan yargılanmaları sonunda; Hükümlülüklerine ilişkin Siverek Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.10.1993 gün ve 79/51 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar Halil ..., Fayik ... ve Hacı ... ile müdahil-sanıklar Mehmet ... ve İbrahim Halil ... taraflarından istenilmiş, sanıklar Halil ... ve Fayik ... duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; Sanık Halil ... hakkında duruşmalı, diğer temyizler veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Müşteki sanık Mehmet ...'in eşi olan maktul Makbule yönünden davaya müdahil olarak ve vekilinin de müdahil vekili olarak kabulüne 26.11.1991 günlü oturumda karar verildiği ve sanık Halil ...'in nüfusa kaydı yaptırılarak getirtilen doğum ve sabıkasızlık kaydı 25.2.1992 günlü oturumda okunarak sanıktan diyecekleri de sorulmuş olduğundan tebliğnamedeki (1) ve (3) nolu bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Ancak;
1- 15.10.1991 günlü oturumda CMUK. nun 366/2. maddesine aykırı olarak Cumhuriyet Savcısının mütalaası alınmadan mağdur Mehmet ...'ın müdahale talebi hakkında karar verilmesi,
2- Müşteki M. Cemil ... müteaddit dilekçelerinde olayda ölen eşi Makbule ile birlikte olayda silahla yaralanan ve o tarihte velayeti altında bulunan 14.3.1974 doğumlu oğlu Mehmet ... yönünden de davaya müdahale talebinde bulunduğu halde 26.11.1991 günlü oturumda verilen ara kararı ile sadece eşi Makbule'nin öldürülmesinden dolayı adı geçenin davaya müdahale talebinin kabulüne karar verilmesi,
3- Müşteki Ramazan ...'in kamu davası açıldıktan sonra 21.8.1991 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına verdiği ve araca mahkemeye havale edilen dilekçesinde sanıkların yakalanıp cezalandırılmasına talep ettiği ve dolayısıyla bu dilekçenin davaya müdahale talebi niteliğinde bulunduğu halde, adı geçen müştekinin maktul ve mağdurlarla olan akrabalık derecesinin nüfus aile tablosu getirtilerek ve adı geçen müşteki duruşmaya celb edilerek tesbit edildikten sonra müdahale talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- 9.8.1991 günlü ölü muayene ve otopsi tutanağında teknik bilirkişi olarak mütalaasına başvurulan Ayhan ...'a tutanağın birinci ve ikinci sahifesinin imzalattırılmaması suretiyle CMUK. nun 161/4. maddesine aykırı davranılması,
5- Şahadeti hükme esas alınan tanık (Cuma oğlu 1971 doğumlu) Mehmet ...'in sanık Hacı ...'in kardeşi olduğu ve müdahil- sanık M. Cemil ... ile bu tanık arasındaki amca-yeğen bağı gözetilerek tanıklıktan ve yeminden çekinme hakkı bulunduğunun kendisine hatırlatılmaması suretiyle CMUK. nun 47. maddesine aykırı davranılması,
6- Hükmün gerekçesinde sanık Halil ...'in müdahil-sanık M. Cemil'e ateş ederek hedefte hata sonucu maktul Makbule'yi öldürdüğü ve sanık Hacı ...'in de aynı şekilde hedefte hata sonucu Mehmet ...'i yaraladığı kabul edildiği halde, kısa kararda ve gerekçeli kararda uygulama yapılırken hedefte hata sonucu anılan suçları işlediklerinden bahsedilmeyerek ve TCK. nun 52. maddesi gösterilmeyerek CMUK. nun 260/3. maddesine aykırı davranılmış olması,
7- Olayın mezrada karşılıklı iki grup sanıklar arasında cereyan etmiş olması ve sanıkların olayda silah kullanmadıklarına dair savunmaları ve bu iki grup sanıkların akrabaları olan tanıkların birbirleriyle çelişkili beyanları nazara alınarak; olay yerinde olay şortları altında tatbiki ve temsili keşif yapılarak, sanıkların, mağdurların, maktulün ve tanıkların bulundukları yerler hazır bulundurulacak tanıklar ve mağdurlardan sorularak mesafeleri ölçülüp tayin edildikten ve krokiye işaret ettirildikten sonra, doktor ve balistik uzmanı bilirkişilerin mütalaalarına göre tanıkların anlatımlarının değerlendirilmesi ve maddi delillere uygun olup olmadığının tesbit edilmesinden sonra sanıkların hukuki durumlarının tayini gerekli iken eksik soruşturmaya dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
8- Birlikte suç işleme hali bulunmayan sanıklardan yargılama giderinin mütesaviyen alınması gerekirken, müteselsilen tahsiline karar verilmesi suretiyle CMUK. nun 408. maddesine aykırı davranılması, Usule aykırı ve müdahil-sanık Mehmet Cemil ile sanık İbrahim Halil vekilleri ve sanık Hacı ... ve sanık Fayik ile sanık Halil ... vekillerinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçelerinde bildirdikleri temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenlerle sanık Halil yönünden kısmen re'sen de temyize tabi olan hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 22.06.1994 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy