(765 S. K. m. 45, 46, 448) (1412 S. K. m. 135, 138, 253)
Dava: Babası Mehmet ...yi öldürmekten, akli dengesi bozuk sanık Adem ...nin yapılan yargılanması sonunda; TCK.nun 46/1 ve CMUK. nun 253. maddeleri uyarınca beraetine, en az bir yıl süre ile tıbben şifa buluncaya kadar Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastahanesinde muhafaza ve tedavi altında bulundurulmasına ilişkin Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.1.1994 gün ve 42/7 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan, dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Sonuç: CYUY. nın 236. maddesi yollamasıyla değişik 135. maddesi uyarınca sanığın hakları hatırlatılmadan sorgulanıp kamu davasının sonuca bağlanması ve keza aynı yasanın 138. maddesine aykırı olarak kendisini savunamayacak derecede akıl hastalığına müptela oluşu raporla belgelenen sanığa müdafi tayin zorunluluğu gözetilmeyerek evvela zorunluluğa uyulmaması usul ve yasaya aykırı ve yerel C. Savcısının temyiz itirazı bu değişik gerekçe ile isabetli sayıldığından, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, sair cihetleri incelenmeksizin 05.07.1994 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Sanık Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun 17.Aralık.1993 günlü raporunda nitelendiği gibi suç işlendiği tarihte isnat olunan suça karşı cezai ehliyeti haiz olmadığı için mahkemesince TCY. nın 46 ncı madde konumunda olduğu kabul edilmiş ve hakkında ceza tertibine yer olmadığına ve bir yıldan az olmamak üzere şifası tebeyyün edinceye kadar muhafaza ve tedavi altında bulundurulmasına karar verilmiştir. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastahanesinin dosyada mevcut 30.6.1993 günlü ve Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun mezkür raporlarında doğrulandığı gibi halende TCY. 46 ncı madde kapsamında cezai ehliyeti haiz olmayan Şizofreni Rezidüel denilen akıl hastasıdır.
Çoğunluk bu akıl hastası sanığın CYUY.nın 135. madde uyarı sorgusunun icrasını veya aynı yasanın 138. maddesine göre müdafii tayini ile savunmasının tesbitini öngörmektedir.
Sorgu bir kimsenin hakim tarafından sanık sıfatıyla ifadesinin alınması demektir. Sorguya da CYUY.nın 135. maddenin öngördüğü tarzda sanığa isnad olunan suçun neden ibaret olduğunun bildirilmesi ve haklarının hatırlatılması ile başlanır. Yine CYUY. 135/a maddesi gereği sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır.
Sanık akıl hastasıdır. İsnada karşı savunmada bulunamaz. Tam akıl hastası olan sanık müdafii vasıtası ile temsil edilip, müdafii onun namına savunmaya yetkili görülemez. Zira, akıl hastası müdafine dahi özgür beyana ve bilgi vermeye ehil değildir. CYUY.nın 138 nci maddedeki müdafii olayı tam akıl hastası yani TCY.nın 46 ncı madde kapsamındaki sanıklara yönelik değildir.
Bu durumu öngören yasa koyucu TCY.nın 46.maddesinde tam akıl hastası olana ceza verilemez demek te ve bu maddenin tatbikini bir yargılamanın sonucu ve delillerin toplanıp suçluluğun isbatına bağlı görmemekte, TCY.146/3 fıkrası da ...maznuna isnat olunan suç... demekle isnadı esas almaktadır.
Zira, hür irade sahibi olmayan ve suça karşı sorgu imkanı bulunmayan kişiyi SAVUNMASIZ delillerle mahkumiyetini kabullenmek ceza hukukunun kurallarına savunmasız yargı olamıyacağı için uygun görülemez.
Kaldı ki, TCY.nın 46 ncı maddesinin 2 nci fıkrası bu ceza verilmeme, muhafaza ve tedavi altına alınmayı, hazırlık ve ilk tahkikat safhasında da öngörmüştür. Bu maddenin uygulanması isnada bağlı olup suçluluğun kanıtlanmasına bağlı olmadığı akıl hastası olan kişinin cemiyete vereceği zararı imkan nisbetinde önleme ve cemiyetin olduğu kadar şahsın da menfaati bakımından bu hastayı şifaya kadar muhafaza ve tedavi altında tutmaktır. Bu karar bir tedbir mahiyetinde olup, ehliyetsizliğin yetkili kurum (ki bu genelde Adli Tıp Kurumudur.) raporu ile tesbiti üzerine derhal verilmesi gerekli karardır. CYUY.nın 253 ncü maddenin öngördüğü kararlardan olmadığı için yargılama usulu bu tedbir kararında tanım olarak aranmaz. Cezai tam ehliyetsizlik hali yukarıda izah edildiği gibi isnada yönelik tam ve hür savunmayı temin edemez. Bu hal, müdafii tayini ile de yerine getirilemez. tam akıl hastasının sorgusunun doğrudan veya müdafii ile temin edilemezliği gerçeği karşısında CYUY.nın 135 veya 138 nci maddeye göre işlem yapılması yolundaki çoğunluk görüşüne katılmam mümkün değildir.
Ancak, mahkemenin infazı tahdit eden tarzda muhafaza ve tedavi altında bulundurmayı Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastahanesi olarak belirlemesi yasaya aykırı olup, bu kısmın herhangi bir Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastahanesi şeklinde ve beraeti ıstılahının da hükümden çıkarılması suretiyle mahkeme kararının düzeltilerek ONANMASI, görüş ve kanati ile çoğunluk kabulüne karşıyım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy