(765 S. K. m. 49)
Dava: Kardeşi Yalçın ...'ı öldürmekten sanık Ahmet Hamdi ...'ın yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin Ankara Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 9.6.1994 gün ve 64/109 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi Cumhuriyet Savcısı, sanık ve müdahil taraflarından istenilmiş, sanık duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; Sanık hakkında duruşmalı, müdahil ve Cumhuriyet Savcısının temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Toplanan deliller hüküm vermeye elverişli olarak toplanmış bulunduğundan, tebliğnamede soruşturmanın genişletilmesi yolundaki isteme iştirak edilmemiştir.
Olaydan 3 gün önce maktül yanında oğlu Volkan olduğu halde, kardeşi sanığın bürosuna giderek Yüksek İhtisas Hastahanesinin çamaşır yıkama işi ile ilgili ihaleyi kendisinin aldığını, ticaret kanunu hükümlerine göre ... şirketini kendisine devretmesini istemiş, sanığın bana olan 25 milyon lira borcunu öde, şirketi hemen devredeyim cevabını vermesi üzerine, maktül oradan ayrılmış, olay gününden 1 gün önce maktül yanında Ali Rıza ..., Salim ..., Ahmet ... ve Volkan ... olduğu halde sanığın bürosuna gittiklerinde aynı nedenle aralarında şiddetli bir tartışma olmuş, bu tartışma sırasında maktül sanığa kül tablası fırlatmış ve yumrukla da gözünü morartmıştır.
Olayı öğrenen babaları barıştırmak amacıyla ikisini de evine davet etmiştir. Daveti kabul eden sanık babasının evinin önüne geldiğinde sanığın oraya geleceğini bilen maktülün aniden elinde Barebllum marka, aslından farksız şekilde imal edilmiş kurusıkı tabancası ile gizlendiği yerden fırlayarak sanığı öldüreceğini söylediği, paniğe kapılan ve yalvarmakla ölümden kurtulamayacağını anlayan sanığın bir yandan kaçmaya çalışırken, bir yandan yere doğru 2 el ateş ettiği, buna rağmen maktülün saldırısının devam ettiğini görünce maktüle doğru gelişigüzel 2 el daha ateş ettiği, kurşunlardan birinin kardeşi maktüle isabet ettiğini görünce ateş etmekten derhal vazgeçerek yaralıyı bir arabaya koyarak bizzat hastahaneye götürdüğü, ancak hastahanenin acil servisinde yapılan muayenede yaralının yolda öldüğünün dosya içeriğinden açıklıkla anlaşılması karşısında, sanığın tamamen yasal savunma şartları içinde hareket ettiği, olayın cereyan tarzı ve sanığın içinde bulunduğu ruh hali gözönünde tutulduğunda savunmada aşırılığa kaçmadığının kabulünde de zorunluluk bulunduğu gözönünde tutulmaksızın yazılı gerekçe ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirdiğinden, müdahil vekilinin olayda tahrik dahi bulunmadığına, eylemin tasarlayarak adam öldürme niteliğinde olduğuna, vesaireye ilişkin temyiz itirazlarının reddine, yerel Cumhuriyet Savcısı ve sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki istemden değişik gerekçe ile BOZULMASINA, bozma nedeni gözönünde tutularak sanık Ahmet Hamdi ...'ın TAHLİYESİNE, başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değilse salıverilmesi için mahalline telle bildirilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 29.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy