(765 S. K. m. 51, 59, 62, 448, 452)
Dava: Ünal ...'ı kasten öldürmekten ve Ekrem ...'ü silahla yaralamaktan sanık Cevdet ...'nün yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin Ankara Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.2.1995 gün ve 158/12 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın duruşmalı inceleme sırasında vekilinin usule, eksik incelemeye, yasal savunma koşullarının varlığına, vasfa, vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Alkollü olan maktül ve mağdurun pide yemek için sanığa ait pide salonuna gittikleri, pide istemelerine salonda garson olarak çalışan tanık Mesut'un yok, kalmadı demesi üzerine onu dövmeye başladıklarında olaya müdahale eden sanığın, önce mağduru karın nahiyesinden bıçakladığı ve daha sonra maktülünde olaya karışıp, sanığın üzerine yürüdükleri, onu altlarına aldığı, sanığın bu konumda iken mağdurun karın bölgesini tekrar hedef seçerek bıçakla müteaddit defa vurduğu, bu arada maktülünde bacak bölgelerini seçerek müteaddit defa vurduğu, raporda mağdurun karın bölgesinden birden çok hayati tehlike oluşturacak şekilde yara aldığı, otopsi raporunda maktüldeki ölüme neden olan tek yaranın bacakta ana damara isabet eden bıçakla meydana geldiği, sanığın mağdur ve maktülün yara nahiyelerini bilinçle seçip buralarda müteaddit yaralar ika ettiği oluş ve delillerden anlaşılmakla;
Sanığın mağdura yönelik eyleminin öldürme kastıyla maktüle yönelik eyleminde müessir fiil kastıyla ika edildiğinin kabulüyle;
a- Mağdur Ekrem'i öldürmeye tam teşebbüsten cezada kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla TCK. 448, 62, 51/2, 59,
b- Maktül Ünal'ı kastın aşılması suretiyle öldürmekten TCK. 448 delaletiyle 452/1, 51/2, 59 maddeleriyle tecziyesine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi kanuna aykırı olduğundan, sanık vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerden dolayı tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 25.10.1995 gününde maktüle ilgili bozmada oybirliği ile, mağdurla ilgili bozmada üye Osman Şirin'in karşı oyuyla oyçokluğu ile karar verildi.
Mağdur ile maktülün sanığın garsonunu döverek ağız ve burnunu kanattıkları, durumu gören ve onları ayıplayan sanığın bu sefer ikili saldırıya maruz kalarak yere düşürüldüğü, kavganın hareketlilik ortamında bıçağını kullanan sanığın mağduru karnından, maktülü ise bacağından yaraladığı, bazı anlatımlara göre mağdurun sanık da ayakta iken, bazı beyanlara göre de her üçü yerde kavga halini sürdürürken yaralandığı, maktülün ise mücadelenin yerde sürdüğü esnada yaralandığında kuşku bulunmadığı, başlama, gelişme ve sonuçlanması bu tarzda oluşan kavgada haksız saldırılara karşı koyma içgüdüsüyle hareket eden ve kavganın hareketlilik koşullarında hedef seçme ve elinin darbe etkinliğini kontrol edememe durumunda olan sanığın, mağduru karnından yaralamış olmasının öldürme kastına bağlanamayacağı, hayati tehlike yaratan tek darbenin karna isabet ettiğinden hareketle şüpheli kastı ağırlaştırmanın şüphenin lehe yorumlanacağı kuralı ile çelişeceği, bu nedenle mağdurun yaralanması ile ilgili yerel mahkeme kararında suç vasfının isabetli olduğu ve onanması gerektiği görüşüyle sayın çoğunluğun kararının bu yönüne katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy