(765 S. K. m. 29, 251)
Dava: Kazım ...'ı kasten öldürmekten sanık Kenan ...'ün yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.1.1995 gün ve 9/1 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından da istenilmiş olduğundan, dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Maktülden çıkartılan mermi çekirdeğinin deforme nitelik taşımadığı otopsi tutanağına geçirilen açıklamalarla aydınlık kazandığından ve bu konuda Adli Tıp incelemesi icrasına gerek olmadan mevcut kanıtlarla suç vasfının belirlenmesi mümkün görüldüğünden tebliğnamede önerilen soruşturmanın genişletilmesi istemi yararsız sayılmıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu isabetle kabul olunmuş ise de;
1- Sanık Kenan'ın görevi icabı taşıdığı uzun namlulu G.3 piyade tüfeğinin öldürücü etkili mesafesi içinde ateşlenmesine rağmen mermi çekirdeğinin maktül köy korucusu Kazım'ın vücudunda kalması, herhangi bir kemiğe isabet etmeyerek yumuşak dokularda seyrettiği halde vücudu terk etmemiş olması karşısında mermi hızının kesilmesini intaç eder nitelikte bir olgunun varlığını kabul etmek gerekeceği, bu hal karşısında şaka ile maktüle silahını tevcih eden sanığın ateşleme öncesinde ayağının kaydığına ve merminin karlı zemine değerek sekmiş olabileceğine ilişkin ilk savunmalarla muhakkike verilen ilk beyanlara itibar olasılığının kuvvet kazanacağı, kar ve buzla kaplı zemine eğimli olarak vurup seken mermilerde deformasyon hali oluşmamasının çokça rastlanan gerçeklerden bulunduğu, maktül ile hiçbir ihtilafı olmayan sanığın öldürme veya yaralama amacıyla ateş ettiğini kabul için hiçbir haklı nedenin bulunmaması karşısında sanığın fiilinin tedbirsizlikle ölüme sebebiyet olarak kabulünde zaruret olduğu ve fakat şakasının düzeyi ve tedbirsizliğinin tam kusura dayalı olması karşısında TCY.nın 29/son maddesi gözetilerek cezanın teşdiden tayini gerekirken isabetli olmayan yorumlarla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; TCY.nın 251 nci maddesinin uygulanması lüzumunun gözetilmemesi yasaya aykırı ve sanık müdafiinin duruşmalı incelemede temyiz itirazları bu yönden isabetli bulunmakla hükmün tebliğnamedeki öz düşünce doğrultusunda BOZULMASINA, 04.10.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy