(647 S. K. m. 5) (765 S. K. m. 61, 72, 456)
Dava: Müstakil faili belli olmayacak şekilde Yılmaz ...'ı kasten öldürmeğe tam derecede teşebbüsten, Mevlüt ile Nurettin ...'ı ayrı ayrı yaralamaktan sanık İlyas, Yılmaz ...'ı müstakil faili belli olmayacak şekilde kasten öldürmeye tam derecede teşebbüsten sanık Saffet, müstakil faili belli olmayacak şekilde Nurettin ile Mevlüt ...'ı ayrı ayrı yaralamaktan sanık Rüştü ...'in yapılan yargılanmaları sonunda; Hükümlülüklerine ilişkin Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.4.1995 gün ve 72/31 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş, sanıklar İlyas ile Saffet duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğ name ile Dairemize gönderilmekle; Sanıklar İlyas ile Saffet hakkında duruşmalı, diğer sanığın temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Sanıklar İlyas ve Rüştü ...'in mağdur Nurettin'e adiyen darp suçundan verilen cezanın tür ve miktarına göre sanıklar yönünden kesin olup, temyizi mümkün bulunmadığından adı geçen sanıklar vekilinin mağdur Nurettin'e yönelik eylem nedeniyle vaki temyiz inceleme isteklerinin reddine,
2- Sanıklar İlyas ve Rüştü ...'in mağdur Mevlüt'e müessir fiilde bulunmaktan verilen cezanın 647 sayılı yasa uyarınca para cezasına çevrildiği, her ne kadar hükümde açıklanmamışsa da TCK. nun 72. madde uygulanırken bu suçtan verilen cezanın para cezasına çevrilmiş gibi içtima olunduğu ve sonuç cezanın para cezası olarak belirlendiği, bunun da kazanılmış hak oluşturacağı görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık İlyas ...'in, mağdurlar Mevlüt ve Yılmaz, sanık Rüştü ...'in, mağdur Mevlüt'e yönelik suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde mağdur Mevlüt'e yönelik suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre sanık Rüştü hakkında verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan bu sanığın eksik incelemeye, vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık Rüştü Karaşahin hakkındaki hükmün tebliğ namedeki düşünce gibi ONANMASINA,
a- Sanıklar İlyas ve Saffet vekillerinin sair temyiz itirazlarına gelince;
1- Çiftçi malları koruma bekçisi olan sanık Saffet ...'in olay anında bir saat mesafede kendisi gibi koruma bekçisi olarak görev yapan tanık Kadir ile birlikte görev yaptığı ve olay yerinde bulunmadığı, savunma ve bunu doğrulayan tanıklar Kadir ve Yaşar ...'ın beyanları ile anlaşıldığı halde beraat eden sanıkları da olay içinde belirten ve çelişkili beyanlarda bulunan mağdurlar ile tanık anlatımlarına dayanılarak yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Hayvan otlatmalarından dolayı çıkan tartışmadan bir süre sonra karşılaşan taraflar arasında çıkan tartışmada sanık İlyas ...'in elindeki sopa ile mağdur Yılmaz'ın kafasına vurarak Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu raporunda açıklandığı gibi lineer kırık oluşturacak, ancak çökme oluşturmayacak şiddetle vurduğu, bir kısım anlatımlara göre elinde öldürmeye elverişli bıçak ya da tüfek gibi bir aletin bulunduğunun kabulü halinde kastının evveliyetle müessir fiile yönelik olacağı ve TCK. nun 456/2. maddesi ile tecziyesi gerektiği halde, sadece mağdurun hayati tehlike geçirmesi ve hayati organının hedef alınması olgusuna dayanılarak sanığın öldürme kastı ile vurduğunun kabulü ile yazılı şekilde suça vasıf verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar İlyas ve Saffet Karaşahin vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden kabulü ile her iki sanık hakkındaki hükmün açıklanan sebeplerden dolayı tebliğ nameye aykırı olarak BOZULMASINA, 15.11.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy