(765 S. K. m. 29, 31, 47, 448)
Dava: Adem'i kasten öldürmekten mükerrir sanık Yaşar'ın yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin, (Konya Birinci Ağır Ceza Mahkemesi)'nden verilen 29.9.1995 gün ve 119/179 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Sanık hakkında geçmiş tarihte Adana Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nce verilmiş 26.3.1992 gün ve 4-3/153 sayılı debilite tanılı rapora dayanılarak TCY.nın 47. maddesinin uygulanmasıyla sonuçlanan bir mahkumiyet kararı bulunduğu, iş bu öldürme olayının da aynı düzeyde akıl zayıflığı altında işlenmiş olabileceği düşüncesiyle aynı hastane sağlık kuruluna sevkedildiği, sevk kararında CYUY.nun 74. maddesi mucibinde üç ayı geçmemek üzere müşahade altına alınarak cezai ehliyetinin saptanması lüzumuna işaret edildiği, Adana Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi sağlık kurulu her ne kadar 1.8.1995 tarihinde muayenesi yapılmak ve 1987 yılındaki muayene kayıtları incelenmek suretiyle alındığının anlaşıldığı, sanık müdafii bu rapora karşı itirazda bulunarak Adli Tıp incelemesini talep etmiş ise de sonradan bu isteminden vazgeçtiğinden mahkeme heyetince bu raporla yetinildiği anlaşılmakla;
Sonuç: 1- Sanığın debilite düzeyindeki akıl zayıflığının geçen süre itibariyle gelişip gelişmediğinin ve akıl hastalığı seviyesine ulaşıp ulaşmadığının, ulaşmamışsa akıl zayıflığı düzeyinin olay tarihi itibariyle ve halen hangi seviyede görüldüğünün müşahadeye dayalı olarak Adli Tıp Gözlem ihtisas ve Dördüncü İhtisas Kurulları'ndan tespiti ile her türlü şüphenin giderilmesinden sonra hasıl olacak duruma göre uygulama yapılması gerekirken müşahadeye dayalı olmayan sağlık kurulu raporu ile yetinilerek karar verilmesi,
2- Uygulamaya göre;
a- TCY.nın 47. maddesi uyarınca yapılması gereken ceza indirimi saptanırken akıl zayıflığının düzeyi ve olaydaki etkinlik seviyesi ölçü alınmak gerekirken, sanığın kişiliği, şahsi ve sosyal durumu, suzun işleniş biçimi, yer ve zamanı, kullanılan araç ve sonucu gibi bu fasılda değerlendirilmesi olanaksız veriler gösterilerek yarı indirimle yetinilmesi,
b- Uygulama yeri olmadığı halde TCY.nın 31. maddesinin tatbikine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu yönleriyle isabetli görülmekle hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce benimsenerek ve kısmen farklı gerekçeyle sair cihetleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 13.02.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy