(765 S. K. m. 51, 59, 65, 448, 450) (1412 S. K. m. 135)
Dava: Dursun'u taammüden öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık Hüseyin, işbu ölümle biten kavgaya fer'i fail olarak katılmaktan sanık Cemile'nin yapılan yargılanmaları sonunda; Hükümlülüklerine ve diğer sanıklar Hatice ile Aynur üzerlerine atılı müsnet suçtan beraetlerine ilişkin Ünye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.12.1994 gün ve 166/163 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar Hüseyin ile Cemile Kızıl (Ufak) ile müdahiller taraflarından istenilmiş, sanıklar duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; Sanıklar hakkında duruşmalı, müdahillerin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Sanıklar Hatice ve Aynur haklarındaki beraat kararı temyiz olunmadan kesinleştiğinden bu sanıklar hakkında yeniden karar verilmiş olması zait addolunduğundan müdahiller vekilinin bu sanıklara ilişen temyiz isteminin reddine,
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Hüseyin ve Cemile'nin suçlarının sübutu kabul, tahrik ve takdire ilişkin olarak cezayı azaltıcı sebeplerinin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, sair savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, usule ilişkin bozmaya uyularak gereği yerine getirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar Hüseyin, Cemile ve duruşmada müdafiilerinin eksik soruşturmaya, sübuta, asli failin Aynur olduğuna, hazırlıkta ifadelerinin CMUK. nun 135. maddeye aykırı olarak alındığına, müdahiller vekilinin sanıklar Hüseyin ve Cemile lehine TCY.nın 51/2 ve 59. maddelerinin uygulanmasının isabetsizliğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş ise de;
TCY.nın 450/4. maddesinde tanımı bulunan taammüt halinin varlığı için önceden hazırlık yapılmasının her koşulda yeterli olmayıp, suç işleme kararının alınmasından sonra soğukkanlılıkla düşünme için yeterli ve makul bir sürenin geçmesi, buna rağmen suç işleme kararında sebat ve ısrar edilerek fiilin gerçekleştirilmesi gerektiği irdelenen olayda; kızının maktül tarafından iğfal edilip hamile bırakıldığını, o gece cenazede duyan ve gece yarısı eve geldiğinde duygusunun gerçek olduğunu eşi Hatice ile kızı Aynur'a doğrulatan sanık Hüseyin'in sabahın erken saatinde maktülü aldatıcı bir çağrıyla getirip öldürmesinde soğukkanlı düşünme unsurundan ve sebat ve ısrarla icradan söz edilemeyeceği, eyleme fer'i fail olarak katılan sanık Cemile yönünden dahi aynı yorumun geçerli bulunduğu, süreklilik arzeden Yargıtay İçtihatlarının da bu doğrultuda olduğu gözetilmeden sanık Hüseyin'in TCY.nın 448, 51/2, 59, sanık Cemile'nin ise 448, 65/3, 51/2, 59. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanıklar müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede ileri sürdüğü temyiz nedenleri bu yönden isabetli bulunmakla tebliğnamedeki onama düşüncesine aykırı olarak sanıklar Hüseyin ve Cemile'nin mahkumiyetlerine ilişkin kararın BOZULMASINA, 01.05.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy