(765 S. K. m. 59, 64, 73, 497, 512)
Dava: Bekir ... ile Fatma ... altın ve paralarına tamamen birlikte taammüden öldürmekten ve hırsızlıktan sanıklar Ercan ... ile İsmail ... ve işbu adam öldürme suçlarına feran iştirakten ve gasptan sanık Hüseyin ... yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ve diğer sanık Mustafa ... üzerine atılı müsnet suçlardan beraatine ilişkin İzmir Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.10.1993 gün ve 251/261 sayılı hükmün Cumhuriyet Savcısı, kendilerine ait mahkumiyet cihetleri sanıklar Ercan ..., İsmail ... ve Hüseyin ... ile müdahil taraflarından Yargıtayca incelenmesi istenilmiş, sanıklar duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle;
Karar: Sanık Ercan Şanlı hakkında duruşmalı, diğer sanıkların duruşmaya müdafii göndermemeleri nedeniyle duruşmasız, müdahilin ve Cumhuriyet Savcısının temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Sonuç: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Ercan Şanlı, İsmail ... ve Hüseyin ... suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanıklardan Hüseyin ... suçlarının, Ercan ve İsmail'in öldürme suçunun niteliği tayin, sanık Hüseyin ... hakkında cezayı azaltıcı takdiri sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, beraatine karar verilen sanık Mustafa ... yüklenen suçlarının sübut bulmadığı gerekçesi gösterilerek kabul ve takdir edilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde sanıklar Ercan, İsmail ve Hüseyin haklarında aşağıda açıklanan bozma sebepleri dışında başkaca bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık Ercan vekilinin duruşmalı incelemede usule, gasp ve maktül Bekir'i öldürmede sübuta, her iki maktülü öldürmede vasfa ve TCK.nun 59. maddenin uygulanması gerektiğine, cezai ehliyetinin bulunmadığına, duruşmasız olarak sanıklar İsmail ve Hüseyin vekillerinin; maktule Fatman'ın öldürülmesinde sanık İsmail; ayrıca her iki maktülün öldürülmesinde Hüseyin yönünden sübuta, feri iştirakın oluşmadığına, suçların vasfına, ve sair sebeplere, Cumhuriyet Savcısının sanıklardan Hüseyinin maktüleye yönelik öldürme suçunun TCK.nun 64. maddesi şümulünde olduğuna, sanık Mustafa ... hırsızlık suçunun TCK.nun 512. maddesine uyan suçu oluşturduğuna, müdahil İsmail ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddiyle sanık Mustafa ... ait hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
A- Sanıklar Ercan ..., İsmail ... ve Hüseyin Güçlü haklarında sair temyiz itirazlarına gelince;
Yukarıda isimleri geçen her üç sanığın; gaye fiil gasp suçunu işlemeye karar verip maktüllerin geceleyin evlerine giderek, maktülleri aralarında kararlaştırdıkları şekilde Ercan ve İsmail'in maktül Bekir ..., sanık Hüseyin'in de mutfağa kahve pişirmeye giden maktule Fatma ... öldürmek için icrai harekete geçtikleri, maktül Bekir ... öldüren Ercan ve İsmail'in sanık Hüseyin'in yanına gelip onunla birlikte maktüle Fatma'yı öldürdükleri ve daha sonra evdeki para ve eşyayı alarak gittikleri, oluş ve delillerden anlaşılmıştır.
1- Açıklanan oluşa, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce benimsenen son içtihatlarına göre; Sanıkların gasp suçunun icrai hareketi olan, cebir-şiddetin öldürme suçununda hareketi olması itibariyle hırsızlık suçunun unsurlarının oluşmadığı, öldürme fiilinin icrai hareketiyle gasp suçunun icrai hareketlerininde başladığı ve çakıştığı, bu durumda sanıkların gasp suçundan TCK.nun 497/1. maddesiyle mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken sanıklar Ercan ve İsmail'in eylemlerinin hırsızlık olarak vasıflandırılması,
2- Öldürme suçlarının vasfı, sanıkların ikrarları ile ortaya çıktığından emsal uygulamalara ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu İçtihatlarına göre bu hususun her üç sanık lehine TCK.nun 59. maddesinin uygulanmasını gerektirdiği halde yazılı şekilde uygulanmaması,
3- Sanık Hüseyin Güçlü hakkında TCK.nun 73. maddesi uyarınca maktül Bekir'in öldürülmesine iştirak ve gasp suçlarından verilen cezalar için ayrı ayrı hücre cezası belirlenmesi gerekirken her iki suçtan tek bir hücre cezası tayini,
4- Müdahil İ. Hakkı lehine tayini gereken vekalet ücretinin her iki müdahili kapsayacak şekilde müdahillerin lehine hükmedilmesi, Kanuna aykırı, müdahil ve sanıklar vekili ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 15.02.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy