(765 S. K. m. 51, 448, 452)
Dava: İsmail'i kasten öldürmekten ve Ercan'ı bıçakla yaralamaktan sanık Dolunay'ın, işbu ölümle biten kavgaya dahil olmaktan sanıklar Ersin ve Sinem, Ercan'ı adiyen yaralamaktan adı geçen sanık Ersin, Zeycan'ı adiyen yaralamaktan adı geçen sanık Sinem, Dolunay, Ersin ile Güley'ı ayrı ayrı adiyen yaralamaktan sanık Ercan, Sinem'i adyien yaralamaktan sanık Zeycan'ın yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ve sanık Ali hakkındaki sarkıntılık suçundan dolayı açılan kamu davasının tefkine ve adı geçen sanık zeycan'ın üzerine atılı diğer müsnet suçtan beraatine ilişkin (İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi)'nden verilen 15.01.1996 gün ve 182/2 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık Dolunay, Ersin, Sinem, müdahil - sanık Ercan ile müdahiller Sato, Güller ve Murat taraflarından istenilmiş, sanıklar duruşma datalep etmiş olduğundan, dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık Dolunay hakkında duruşmalı, diğer temyiz veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, sanki Dolunay'ın suçu dışında oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, sanık Ercan için cezayı azaltıcı sebebinin niteliği ve diğer sanıklar için kanuni ve takdiri sebebin varlığı kabul ve takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık Dolunay vekilinin duruşmalı incelemede; TCK.'nun 49, 50. maddelerinin tatbiki gerektiğine, sanıklar Ersin ve Sinem için sübuta, mağdur-müdahil Ercan vekilinin, eksik soruşturmaya, sanık sıfatı ile TCK.'nun 51 ve 647 sayılı Kanunun 4 ve 6. maddelerinin tatbiki gerektiğine, müdahil sıfatı ile tahrik bulunmadığına, müdahiller vekilinin; sanıklar haklarında tahrik bulunmadığına, öldürme suçunu sanıkların birlikte işlediklerine, sanık Ersin için TCK.'nun 464/1. maddesinin tatbiki gerektiğini ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar Ercan, Ersin ve Sinem haklarındaki hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA).
Ancak;
Sanık Ersin, iki kızı ve öğretmen olan bayan misafiri Gülay ile bir lokantada akşam yemeği yedikleri, sanık Ersin'in, bir ara kızı Kinem ile yakında bulunan diğer bir lokantadaki arkadaşını görmeye gittiği, dönüşte Ali Rıza'yı itmesi üzerine yanında arkadaşı olan Ercan'ın arkadaşının turist olduğunu, böyle bir harekette bulunabileceğini söyleyerek hakaret ettiği ve eliyle tokat atmaya kalkıştığında, sanık Ersin'in masadan aldığı bir bardağı fırlatarak Ercan'ın kaşından yaralanmasına sebep olduğu ve bu arada Ersin'in de eli kesildiği, yemek yedikleri lokantaya dönerek bu hususta onlara bir şey söylemeyerek olayın birinci safhasının böylece bittiği, Ercan'ın kaşına pansuman yaptırdığı, bu arada çocukluk arkadaşı maktül İsmail'in geldiği ve yaralanmasının sebebini sorduğu ve bir bayan tarafından yaralanmış olduğunu öğrendiği, Ersin ve yanındakilerin bir saat kadar yemeklerine devam ettikleri, daha sonra lokanta yakınında araçlarına binmek için yanlarında lokanta sahibi Faruk ile yürümekte iken, ilk olayda yaralanan Ercan'a gelen bir çocuğun kendisini yaralayan kadının T... Lokantası'nda olduğunu söylemesi üzerine Ercan, maktül, Ali Rıza ve Zeycan olduğu halde lokantaya geldikleri, sanık Ersin'i bulamayınca araştırmalarında araçlarına binmek üzere yürüdüklerini görerek onlara saldırıya geçtikleri, öncelikle sanık Ersin'e mağdur- sanık Ercan'ın tekme tokat atarak dövdüğü, saçlarından yerde sürüklemeye kalkıştığı, bu arada annesine aniden saldırıyı önlemeye çalışan sanık Dolunay'ın darp ettikleri, dört kadının acımasızca dövüldükleri, bu arada sanık Ersin'in kuyruk sokumu (coccyx) kırığı meydana getirilecek derecede dövüldüğü, bir ara yakındaki bir lokankaya girip bıcak alan Dolunay'ın, "polis, dağılın" diye bağırarak üzerine gelenlere doğru rastgele bıçak salladığı, Ercan'ı karnından 2 kez, 5 gün iş ve güçten kalacak derecede yaraladığı, maktulü 2 kez, karnından, bir de bacağından olmak üzere 3 yerinden yaraladığı, Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu'nun 20.12.1995 tarihli raporuna göre; sol bacakta ön orta kısmında tibalin arteriada tam kesi sonucu ölümün meydana geldiği, karındaki 2 adet yaranın öldürücü olmadığı, mücadeleden kurtulan sanığın araca binerek oradan uzaklaştıkları anlaşılmış ve mahkeme dosya içeriğine uygun olarak oluşu bu şekilde kabul etmiştir.
Bu oluş ve kabule göre;
Sanığın; annesi, kız kardeşi ve kendisi dövülürken lokantadan aldığı bıçakla sağa sola sallayarak, saldırıyı önlemek maksadı ile hareket ettiği, hareketli ortam içinde iken direkt hedef almasının mümkün bulunmadığı, gece geç vakit üzerlerine gelen şahıslardan esas hedef alması gereken Ercan'a karşı ika ettiği 2 yaranın hayati tehlike tevlit etmeksizin 5 gün iş ve güçten kalacak derecede olduğu, her iki saldırgana karşı aynı kasıt içinde hareket ettiği, bunlardan maktülün bacağındaki yaranın büyük damarları kesmesi ile ölümün meydana geldiği anlaşıldığından; sanığın, maktüle karşı eyleminden ötürü TCK.'nun 452, 51/2. maddeleri ile cezalandırılması gerekirken, TCK.'nun 448. maddesi uygulanarak suç vasfının belirlenmesinde hata edilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanık Dolunay vekilinin duruşmalı incelemede ileri sürdüğü temyiz itirazı açıklanan nedenle görülerek, adı geçen sanık hakkındaki hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA, 18.06.1996 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy