(765 S. K. m. 51, 59, 64, 95, 448, 450, 463)
Dava: Gasp suçunu kolaylaştırmak maksadıyla İbrahim ...u birlikte öldürmekten, gasptan ve mütecaviz sarhoşluktan sanıklar Coşkun ... ile Yılmaz ... yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine ve adı geçen sanık Yılmaz ... ertelenmiş cezasının TCK. nın 95/2 nci maddesi gereğince aynen çektirilmesine ilişkin Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 9.4.1996 gün ve 287/27 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğ name ile Dairemize gönderilmekle duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki delilleri takdir eden mahkemenin sanıkların suçlarının vasfının takdiri yerinde bulunmuş, tebliğ namedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Coşkun ... ve Yılmaz ... adam öldürmek, gasp ve mütecaviz sarhoşluk suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar Coşkun Coşar ve Yılmaz Pehlivan vekillerinin duruşmalı incelemede ayrı ayrı adam öldürmek ve gasp suçlarının vasfına, TCK. nun 51, 463 ncü maddelerinin uygulanmasının gerektiğine, eksik soruşturmaya yönelen temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sonuç: Maktül İbrahim ... öldürülmesinden sonra sanıkların kimliklerinin dahi belirlenmediği, hiçbir şekilde suçlanmayan sanıkların işledikleri suçlar nedeniyle pişmanlık duyarak kendiliklerinden C. Savcısına olaydan bir hafta sonra gelerek teslim oldukları ve her iki sanığın ikrarları ile suçlarının sübutuna gidildiği, duruşmanın bütün safhalarında bu ifadelerinden caymadıkları anlaşıldığından, sanıkların pişmanlıkları ve ikrarları nedeniyle TCK. nın 59 ncu maddesinin tatbikini gerektirir mahiyette iken maktülün hunharca öldürülmesi, işleniş tarzı, sanıkların suçunun vasfını ağırlaştırarak TCK. 64 maddesi delaletiyle 450/7 nci maddesinin uygulanmasını gerektirdiğinden bu hususun ayrıca TCK. 59 ncu maddesinin ret gerekçesi olarak kabulü isabetli olmadığı kanaatini doğurmuş ve açıklanan nedenlerle sanıklar vekillerinin duruşmalı incelemedeki bu hususa ilişen temyiz itirazlarını yerinde bulunmuş olduğundan hükmün değişik nedenle tebliğ namedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 02.12.1996 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy