(765 S. K. m. 452, 49, 50, 51)
Dava: Hüseyin Yıldız'ı kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık Ali Berat Kaynak'ın yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne ilişkin (İSTANBUL) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19/4/1996 gün ve 322/4 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan, dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri tahfif sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık vekillerinin duruşmalı incelemede suç vasfına, TCK.nun 452. 49, 50 ncı maddelerin uygulanmasının gerektiğine, eksik incelemeye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine.
Ancak;
Maktül Hüseyin ile sanık Ali Berat'ın samimi arkadaş oldukları, sanığın bulunmadığı bir partide maktulün sanığın kız arkadaşı Sibel'i dansa davet ettiği, samimi arkadaş olmaları nedeniyle Sibel'in bu daveti kabul ederek, maktül ile dans ettiği, daha sonra mahallede ve sanığa karşı maktül Hüseyin'in kızla dans ederken kendisinin bazı çirkin hareketler yaptığını anlattığı, sanığın inanmamasına rağmen maktulün ısrarlı anlatımlarına devam etmesi üzerine bunları yüzleştirmek istediği, olay günü bir araya geldiklerinde Sibel'in anlatımları red etmesi üzerine maktulün küfür ettiği, tecavüzkar davrandığı, saldırdığı ve kavgayı başlattığı, tanık Ali'nın ifadesine göre bıçak çektiği, tanık Ferhat'a göre eline beline attığı, 2/11/1995 günlü tutanağa göre maktul hastaneye getirildiğinde arka cebinde kapanmayan bir bıçağın elde edildiği belirlenmiş olup, maktülden gelen haksız hareketleri mahkemenin kabul ettiği gibi sadece sanığın kız arkadaşı ile dans ettikten sonra çirkin dedikodular çıkarması, hakaret etmesi şeklinde dahi kalsa ağır tahrik oluşturacak vahamette olup TCK.nun 51 nci maddesinin 2 nci fıkrası yerine birinci fıkrasının uygulanması
Yasaya aykırı bulunarak, sanık vekilinin duruşmalı incelemede ileri sürdüğü temyiz itirazı yerinde görülmekle, hükmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA 11/12/1996 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy