(765 S. K. m. 52, 79, 189, 456/4, 457/1) (2918 S. K. m. 119)
Dava: Hüseyin'i silahla yaralamaktan ve bu arada seken kurşunun isabetiyle Ümit'in yaralanmasına sebebiyet vermekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık İsmail'in yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ve şoför ehliyetnamesinin 1 ay süre ile geçici olarak geri alınmasına ilişkin, Samsun İkinci Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 14.6.1996 gün ve 191/125 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebepleri haricinde isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık vekilinin TCK. nun 59; 647 sayılı Kanunun lehe hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine.
Ancak;
1- Sanığın yaralama kastının mağdura değil, Ümit isimli şahsa yönelik olduğu, sanığın tabanca ile ateş etmesi sonucu oto camının kırılıp, kırılan camdan kopan parçanın isabeti ile mağdurun yaralandığı, mahkeme kabulünün de bu yönde olduğu, bardak şişe ve cam parçasının kasten kırılıp, tecavüz ve müdafaada kullanılır biçime sokulmadıkça silahtan sayılmayacağı, bu durumda eylemin adiyen darp olarak nitelendirilip, mağdurun feragati de gözönünde bulundurularak müessir fiil suçundan buna göre uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 2918 sayılı Kanunun 119/2. maddesi uyarınca sürücü belgesinin geçici olarak 1 ay süre ile geri alınmasının sanığın hangi suçuna hasren alındığının karar yerinde gösterilmemesi,
3- Yargılama giderleri müfredat ve dayanağının karar yerinde Yargıtay denetimine esas olacak biçimde gösterilmemesi,
Uygulamaya göre de;
Sanığın mağduru şahısta hata sonucu yaraladığına göre TCK. nun 52, 79, 456/4, 457/1. maddeleri gereğince cezalandırılması yerine TCK. nun 52. maddesinin uygulanması gerektiği düşünülmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 21.01.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy