(765 S. K. m. 51, 448)
Dava: Güven'i kasten öldürmekten mükerrir sanık B.'in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin, Bakırköy İkinci Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 10.4.1995 gün ve 182/73 sayılı hüküm re'sen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından da istenilmiş olduğundan, dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Yargıtay C. Başsavcılığı, 1.3.1996 gün ve 95/27613 sayılı tebliğnamesinde, tekerrür hükümlerinin sanık aleyhinde uygulanamayacağı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulmasını önermişse de;
Sanık B.'in, Düzce Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25.12.1978 gün ve 80-227 sayılı ilamı ile TCY. nın 497/2, 55/3, 59. maddeleri uyarınca 11 yıl 1 ay 10 gün ağır hapse mahkum edildiği, ancak, yargılama hüküm ve infaz safhasında kardeşi Nurettin'in adı ve kimliğini kullandığından, kesinleşen ve infazı gerçekleştirilen kararın kardeşi Nurettin'in adını taşıdığı, bu mahkumiyete ait bihakkın tahliye gününün 28.4.1989 tarihine rastlayıp işbu öldürme fiilinin işlendiği 14.12.1989'dan öncesinde gerçekleştiği, her ne kadar infazı tamamlanan hükmün kimlik bölümünün yargılamanın yenilenmesi yoluyla sanık B.'in hüviyetine uyarlanması kararı 23.12.1993 tarihini taşımakta ve bu karar 10.11.1994 tarihinde kesinleşmiş bulunmakta ise de; infaz gerçeğini değiştirmeyen ve geçmişe yönelik etkisi tartışılmaz olan bu kararın sanık lehine yorumlanamayacağı, kesinleşip infaz olunan eski mahkumiyetin kardeşi Nurettin'in adı ve kimliğini taşımasının sanığın suç oluşturan ve kötü niyete dayalı olduğunda kuşku bulunmayan beyanlarından kaynaklanmış olması karşısında, sanığın kendi kusurundan yararlandırılarak lehine sonuç yaratılmaması gerekeceği, esasen yasa koyucunun 81 ve devamı maddeleri vazederken ve cezanın artırılmasını önerirken güttüğü temel düşünce, geçmiş hükümlülüğe rağmen suç işlemekten vazgeçmeyen kişileri ilk defa suç işleyenlerden ayırıp daha fazla cezaya muhatap kılmak olduğuna göre, mahkumiyet ve infazın fiilen gerçekleştiği, bu ahvalde kimlik düzeltmekten ibaret şekil koşulunun ön plana çıkarılarak tekerrür tatbikatını reddetmiş olmanın, özü şekle feda ederek yargılama yapmak olacağı ve yasa koyucunun amacıyla çelişeceği görüş ve düşüncesiyle tebliğnamedeki öneri benimsenmemiş, yerel mahkemenin tekerrür nedeniyle cezayı artırmasında yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
2- Esasın incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen kabul ve kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümde bozma nedeni dışında başkaca isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin belli bir sebep içermeyen temyizi, olabilecek sair nedenlere dayalı olarak yerinde görülmemiş ise de;
3- Öldürme hadisesinden birkaç ay önce 13.7.1989 tarihinde sanığın kardeşi olan Nurettin'in, hayati tehlike doğuracak ve 20 gün iş ve gücünden engelleyecek tarzda olmak üzere Maktül Güven ile eylem arkadaşı Muammer tarafından yaralandığı, Zeytinburnu C. Savcılığı'nın 11.10.1989 gün ve 1851 sayılı iddianamesi ile adı geçenler hakkında TCY. nın 456/2, 457/1, 64. maddeleri uyarınca yargılanmaları istemiyle Zeytinburnu Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı halde, öldürme fiilinin saiki olduğu beyanlardan anlaşılan bu olay dosyası getirtilip, yaralama hadisesinde sanığın kardeşi Nurettin ile Maktül Güven'in durumlarının ne olduğu da değerlendirilerek, TCY. nın 51. maddesine mümas niteliği ve derecesinin tartışılması gerekirken, tahrikin bulunmadığı görüşü benimsenerek hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin sebepsiz temyizi bu yönüyle isabetli görüldüğünden tebliğnamedeki görüş dışında bu nedene dayalı olarak hükmün BOZULMASINA, 02.04.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy