(765 S. K. m. 29, 188/3, 191, 448, 452/1, 572/1)
Dava: Öldürmek kastı olmaksızın Cengiz'in ölümüne sebebiyet vermekten, mütecaviz sarhoşluktan ve izinsiz silah taşımaktan mükerrir sanık Selami'nin yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne, adı geçen sanık Selami ile sanıklar İskender ve Kenan haklarında gaspa eksik teşebbüs suçundan açılan dava sair tehdidata iştirak suçu olarak oluştuğundan ve vazgeçme nedeniyle haklarında açılan kamu davaları TCK. nun 99. maddesi gereğince düşürülmesine ve adları geçen sanıklar İskender Veysi ile Kenan'ın üzerlerine atılı diğer müsnet suçlardan beraetlerine ilişkin Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 7.11.1996 gün ve 96/89 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Cumhuriyet Savcısı, sanıklar ve müdahil taraflarından istenilmiş olduğundan, dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Müdahillerin, 6136 sayılı Yasaya muhalefet ve mütecaviz sarhoşluk suçundan dolayı sanık Selami hakkında verilen kararı temyiz yetkileri bulunmadığından, müdahiller vekilinin bu suça yönelik temyiz isteğinin istem gibi REDDİNE.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
a- Olaydan 2-3 gün önce sanık Kenan'ın, İ...... Un Fabrikası hissedarlarından olan Sertan, M. Ertaş'ın çalıştırmakta oldukları kuyumcu dükkanına adamını gönderip telefon numarasını bıraktırdığı ve kendisinin aranmasını istemesi üzerine müşteki Adnan'ın telefonla aradığı, sanık Kenan'ın işyerine gelmesini, kendisi ile görüşmek istediğini bildirmesi üzerine Adnan ve Sertan'ın Kenan'ın işyerine gittikleri, Kenan'ın, Bandırma'da güç oluşturan gruplar olduğunu, kendilerini korumaya alacaklarını, maddi desteğe ihtiyaç olduğunu söyleyerek, maddi menfaat talep ettiği, ücret karşılığında koruma hizmeti vermek istediğini belirtip, aksi takdirde işyerinin ailesinin saldırıya maruz kalabilecekleri düşüncesini doğuracak şekilde tutum ve davranışları ile şartlı tehdit ettiği, Adnan'ın ertesi gün telefonla bu teklifi reddetmesi ile şahsın ve malın ciddi saldırıya hedef olabileceğini anlatmak maksadı ile fabrikayı kurşunlatmak için adamları Selami ve Veysi'yi gönderdiği, Kenan'ın verdiği talimat gibi Kenan'a ait Jeep'i Veysi'nin kullandığı olay gecesi birlikte Adnan'ın fabrikası önüne gelerek Selami'nin 3-4 el fabrikanın bahçesinde bekçi kulübesine doğru ateş ettiği ve kulübe önündeki bekçi Cengiz'in isabet alarak öldüğü, tevil yollu ikrarlar, şahadet, keşif zabtı ve dosya münderecatından anlaşılmıştır. Keşifteki tesbitlere göre, atış mesafesine bekçinin, kulübe önünde oturduğunun görülmesinin mümkün olduğunun tesbit edilmesine göre, 40-50 metreden şahıs görülerek, yapılan atışta Sanık Selami'nin eyleminin sonucuna katlanması gerekeceğinden; sanık Selami'nin TCK. nun 448. maddesi ile cezalandırılması gerekirken, gözdağı ve korkutmak kastıyla hareket ettiğinin kabulü ile TCK. nun 452/1. maddesi ile yazılı şekilde cezalandırılması,
b- Sanıklar Kenan ve Veysi'nin sabit olan eylemleri, müşteki Ahmet ve ortakların istemedikleri halde, ücret karşılığı korkutmak maksadıyla hizmet vereceklerinden bahisle onları zorlamaları, bu hizmeti kabul etmeyince kurşunlatmaları şartlı tehdit suçunu oluşturduğu, kasıtlarının yoğunluğu ve neticenin ağırlığı da nazara alınarak TCK. nun 29. maddesi de nazara alınarak, cezanın asgari haddin üstünde takdiri ile TCK. nun 188/3 ile cezalandırılmaları gerekirken, TCK. nun 191/son maddesi ile cezalandırılmaları,
c- Sanık Selami'nin bilerek ve isteyerek suç işlediğinden, sarhoşluk Saiki ile suçu işlediğinin kabulü mümkün olmadığından, TCK. nun 572/1. maddesi ile mahkumiyetine karar verilmesi,
d- Sanık Selami hakkında uygulamaya göre, TCK. nun 81/1. maddesi uygulamasında hata edilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanıklar vekilinin temyizi ve Cumhuriyet Savcısının temyizleri nedeniyle incelenen hükümde Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülüp hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 03.06.1997 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy